İçeriğe geç
AC

İşe İade ve Fazla Mesai: Arabuluculuk Takvimi ile Mahkeme Yetkisi

2 Haziran 2026 İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku 2 dk okuma 74 görüntülenme Son güncelleme: 7 Ağustos 2026

İş sözleşmesi feshedilen çalışanın gündeminde çoğu kez iki talep birlikte bulunur: işe iade ve birikmiş fazla mesai alacağı. Bu iki talep aynı fesihten doğsa da farklı usullere ve farklı takvimlere tabidir; birlikte yürütülmeye çalışıldığında en sık kaybedilen şey işe iade süresidir.

İki Talep, İki Ayrı Usul

İşe iade, feshin geçersizliğinin tespitine yönelik ve sıkı süreye bağlı bir taleptir. Fazla mesai ise bir alacak talebidir ve zamanaşımına tabidir. İşe iade süresi kaçırıldığında fazla mesai alacağı ayakta kalmaya devam eder; tersi doğru değildir. Bu nedenle fesih sonrası ilk yapılacak iş, işe iade takvimini sabitlemek, alacak kalemlerini ise ikinci sırada hesaplamaktır.

Arabuluculuk Dava Şartıdır

4857 ve 7036 sayılı Kanunlar çerçevesinde işçi, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurmak zorundadır. Anlaşma sağlanamazsa son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılır. Bu iki süre de hak düşürücüdür ve birbirini beslemez: arabuluculuğa zamanında başvurulsa bile dava süresi kaçırıldığında işe iade talebi tümüyle sona erer. Alacak talepleri için de arabuluculuk dava şartıdır, ancak orada aynı kısa pencere bulunmaz.

Fazla Mesainin İspatı

  1. Puantaj, giriş çıkış kayıtları ve iş yeri sisteminden alınan loglar öncelikli belgelerdir.
  2. İmzalı ücret bordrosunda fazla mesai tahakkuku görünüyorsa, aynı dönem için farklı bir iddia ancak yazılı delille ileri sürülebilir.
  3. Tanık beyanı devreye girdiğinde, tanığın aynı vardiyada çalışıp çalışmadığı belirleyici olur.
  4. Uzun süreli ve kesintisiz mesai iddialarında hakkaniyet indirimi uygulanabileceği hesaba katılmalıdır.

Fazla mesai alacağı beş yıllık zamanaşımına tabidir; bu nedenle eski dönemler dava tarihine göre kendiliğinden erir.

Yetkili İş Mahkemesi

Dava, davalı işverenin yerleşim yeri veya işin yapıldığı yer mahkemesinde açılabilir. Şantiye, mağaza veya proje bazlı çalışmalarda fiilî çalışma yeri ile merkez adresi farklı olabileceğinden, yetki itirazı ihtimali baştan değerlendirilmelidir.

Kapanış

Fesih tarihinin ve tebligatın belgelenmesi, bu dosyalarda diğer her şeyden önce gelir. Yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; fesih türü ve iş yeri uygulamaları farklı sonuç doğurabileceğinden, süre başlamadan hukuki değerlendirme alınması önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla