İşe iade davalarında sonuç çoğunlukla duruşma salonunda değil, fesih anından önce tutulan ya da tutulmayan kayıtlarda belirlenir. 4857 ve 7036 sayılı kanunların çizdiği çerçevede feshin geçerli bir nedene dayandığını ispat yükü işverendedir; işçi ise feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ediyorsa bu iddiasını ortaya koymakla yükümlüdür. Bu dağılım, iki tarafın da delil hazırlığını baştan farklı kurmasını gerektirir.
İspat Yükünün İşverende Olmasının Pratik Sonucu
İşveren, feshin performans, davranış veya işletmesel gereklere dayandığını yazılı ve tarihli kayıtlarla göstermek durumundadır. Fesih bildiriminde yazılmayan bir gerekçenin sonradan davada ileri sürülmesi genellikle kabul görmez. Bu nedenle fesih yazısının içeriği, dosyanın sınırlarını da çizer.
Fesih Öncesi Belgelerin Zaman Çizelgesi
- Savunma istem yazısı ve işçinin verdiği yazılı savunma
- Performans değerlendirme kayıtları ve hedef bildirimleri
- Uyarı, ihtar ve disiplin kurulu tutanakları
- İşletmesel karara dayanak bilanço, sipariş ve kapasite verileri
- Aynı dönemde yapılan işe alımları gösteren kayıtlar
- 6331 kapsamındaki eğitim ve görevlendirme belgeleri
Arabuluculuk Aşaması Bir Delil Üretir
İşe iade talebinde fesih bildiriminin tebliğinden itibaren kural olarak bir ay içinde arabulucuya başvurulması, anlaşmazlıkla sonuçlanması halinde son tutanak tarihinden itibaren iki hafta içinde dava açılması gerekir. Son tutanağa yazılan ifadeler yalnızca usuli bir kayıt değildir; tarafların o aşamadaki beyanları sonraki savunmalarla karşılaştırılır. Tutanağın aceleyle ve okunmadan imzalanması, ileride çelişki gerekçesi olarak karşınıza çıkabilir.
Usule Aykırı Fesihte Sık Görülen Kırılmalar
- Savunma alınmadan davranış gerekçesiyle fesih yapılması.
- Fesih bildiriminin yazılı yapılmaması ya da gerekçesiz bırakılması.
- İşletmesel kararın tutarlı biçimde belgelenmemesi.
- Feshin son çare olduğunu gösteren adımların hiç atılmamış olması.
- Sigortalılık kayıtları ile fiili çalışma arasındaki çelişkinin giderilmemesi.
Tanık Beyanının Sınırını Bilmek
Tanık, yazılı belgenin yerini almaz; çoğu zaman belgeyi tamamlar ya da onunla çelişerek zayıflatır. Halen aynı işyerinde çalışan tanıkların beyanı ile ayrılmış çalışanların beyanı arasındaki farklılık dikkate alınır. Bu nedenle tanık listesi, dosyadaki belgelerle uyumlu biçimde ve hangi vakıa için dinleneceği belirtilerek sunulmalıdır. 5510 kapsamındaki hizmet kayıtları da beyanların doğrulanmasında kullanılan objektif verilerdendir.
Bu metin genel bir çerçeve sunmakta olup her feshin kendine özgü koşulları vardır. Sürelerin hak kaybına yol açmaması için dosyanızdaki tarihleri bir hukukçuyla birlikte gözden geçirmeniz uygun olur.