İçeriğe geç
AC

İş Kazasında İspat ve Delil Stratejisi: Usule Aykırı İşlem Riskini Önlemek

21 Mayıs 2026 İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku 2 dk okuma 75 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

İş kazası dosyalarında sonucu belirleyen unsur çoğu zaman olayın kendisi değil, olaydan sonraki ilk günlerde hangi kaydın oluştuğudur. Kaza anına ilişkin tutanak, bildirim ve muayene evrakı sıcağı sıcağına oluşmadığında, aylar sonra açılan davada işçinin anlatımı büyük ölçüde yalnız kalır. 4857, 6331, 5510 ve 7036 sayılı düzenlemelerin kesiştiği bu alanda ispat, kronolojik bir kayıt zinciri kurmakla başlar.

Kendiliğinden Oluşan Kayıtlar En Güçlü Delildir

Bir iş kazasında taraflar istese de istemese de bazı kayıtlar doğar: işverenin Sosyal Güvenlik Kurumuna yaptığı kaza bildirimi, kolluk tutanağı, acil servis ve hastane kaydı, varsa iş teftişi raporu. Bu belgeler sonradan üretilemediği için ispat değerleri yüksektir. Bildirimin hiç yapılmamış olması ise başlı başına bir bulgudur ve olayın iş kazası niteliğinin ayrıca tespitini gerektirebilir.

İş Sağlığı ve Güvenliği Belgeleri Karşı Taraftadır

6331 sayılı Kanun kapsamında tutulması gereken risk değerlendirmesi, eğitim katılım tutanakları, kişisel koruyucu donanım zimmet kayıtları ve makine bakım belgeleri neredeyse tamamen işveren tarafındadır. Bu nedenle işçi tarafında doğru yöntem, bu belgeleri dilekçeye eklemeye çalışmak değil; hangi belgenin hangi kurumdan ve hangi tarih aralığı için celbini istediğini tek tek yazmaktır. Genel bir tüm evrakın celbi talebi çoğu kez eksik dosyayla sonuçlanır.

Kusur ve Maluliyet Ayrı İki Teknik Zemindir

Sık görülen karışıklık, kusur oranı ile beden gücü kaybının aynı incelemeden çıkacağının sanılmasıdır. Kusur değerlendirmesi iş güvenliği uzmanlığı bilgisine, sürekli iş göremezlik ise sağlık kurulu raporlarına dayanır. Rapora itiraz dilekçesi hazırlanırken bu iki başlığa yönelik eleştiriler birbirine karıştırılmamalı, her biri kendi teknik gerekçesiyle ayrı ayrı tartışılmalıdır.

Usule Aykırı İşlemin Yoğunlaştığı Noktalar

  • Kazadan doğan tazminat talebinin, işçilik alacaklarıyla aynı usule tabiymiş gibi kurgulanması
  • Bilirkişi raporuna itiraz süresi geçtikten sonra teknik eleştirilerin gündeme getirilmesi
  • Destekten yoksun kalma talebinde mirasçıların taraf sıfatının eksik gösterilmesi
  • Belirsiz alacak veya kısmi dava tercihinin faiz başlangıcı düşünülmeden yapılması

İşçilik alacakları bakımından arabulucuya başvurmak dava şartı iken, iş kazası ve meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talepleri bu şartın dışında tutulmuştur. Bu ayrımın gözden kaçması, dosyanın esasa girilmeden usulden reddine yol açabilir.

Dosyayı Kurma Sırası

  1. Olay anı, tedavi süreci ve rapor tarihlerinden bir zaman çizelgesi çıkarın.
  2. Her iddiayı onu ispatlayacak tek bir belgeyle eşleştirin; eşleşmeyen iddiayı yeniden yazın.
  3. Üçüncü kişilerden celbi gereken kayıtları adres bilgisiyle listeleyin.
  4. Tanıkları görgüye dayalı bilgisi olanlar ve duyuma dayananlar şeklinde ayırın.

Buradaki değerlendirmeler genel niteliktedir; kaza türü, işyeri organizasyonu ve rapor içerikleri stratejiyi bütünüyle değiştirebilir. Dosyanızın somut verileriyle birlikte bir hukukçuyla çalışmanız yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla