Mobbing iddiası, iş hukukunun ispat bakımından en zorlu başlıklarındandır. Çünkü olayların çoğu tanıksız yaşanır, kayıt altına alınmaz ve zaman geçtikçe silinir. Buna bir de fesih anının yanlış kurgulanması eklenince, hem tazminat talepleri hem de kıdem hesabı zayıflar. Bu rehber, mobbing dosyasında delil mimarisini ve başvuru sırasını ele alır.
Mobbing Delilinin Mimarisi
Mobbing, tek bir olaya değil, sistematik ve süreklilik gösteren bir davranış örüntüsüne dayanır. Bu nedenle delil de tekil değil, kronolojik olmalıdır. İşe yarayan malzeme şudur:
- Tarih sırasıyla tutulmuş olay günlüğü, her olayda kim, ne zaman, kimlerin önünde
- Kurum içi yazışmalar, e-posta ve mesaj kayıtları
- Görev tanımı değişikliği, yer değişikliği veya yetki daraltmasını gösteren belgeler
- İzin, rapor ve sağlık kayıtlarındaki tarih örtüşmeleri
- İş arkadaşlarının tanıklığı ve varsa kurum içi şikâyet başvurusunun kaydı
Kişisel verilere ilişkin sınırlar nedeniyle, kayıt alınırken hukuka uygunluk sorunu doğurmayacak yöntemlerin tercih edilmesi önemlidir.
Fesih Anını Doğru Kurgulamak
4857 sayılı İş Kanunu, işçiye haklı nedenle derhal fesih imkânı tanır; ancak bu hakkın kullanılması için tanınan süre kısadır ve olayın öğrenilmesine bağlıdır. İstifa dilekçesi verilerek ayrılan işçinin sonradan mobbing iddiasıyla kıdem talep etmesi, dilekçedeki ifadeler nedeniyle zorlaşır. Fesih bildiriminde sebebin açıkça ve olaylara atıfla yazılması, yargılamada dayanılacak çerçeveyi belirler.
Kıdem Hesabında Sık Yapılan Hatalar
Kıdem tazminatı hesabı çıplak ücret üzerinden değil, süreklilik arz eden yan ödemelerin eklendiği giydirilmiş ücret üzerinden yapılır. Yol, yemek, ikramiye ve düzenli prim gibi kalemlerin belgelenmesi gerekir. Ayrıca aynı işverenin farklı şirketlerinde geçen süreler, işyeri devri ve aralıklı çalışmalar hesabı doğrudan etkiler. 5510 sayılı Kanun kapsamındaki hizmet dökümü, bu sürelerin ispatında temel belgedir; eksik bildirim varsa hizmet tespiti ayrı bir dava konusudur.
Zorunlu Arabuluculuğu Atlamak
Bu alandaki en yaygın mercii hatası budur. 7036 sayılı Kanun uyarınca işçilik alacakları ve işe iade talepleri bakımından arabulucuya başvuru dava şartıdır. Bu adım atlanarak açılan dava usulden reddedilir. Aynı şekilde iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin 6331 sayılı Kanun kapsamındaki idari şikâyetler ile alacak davası birbirinin yerine geçmez; Bakanlığa yapılan şikâyet denetim başlatabilir, ancak tazminat hükmü doğurmaz. İşe iade talebinde ise süre çok kısadır ve fesih bildiriminin tebliğinden itibaren işler.
Sıralamayı Yazılı Tutmak
- Fesih veya olay tarihi belirlenir ve belgeye bağlanır.
- Sağlık kayıtları ve kurum içi başvurular temin edilir.
- Arabuluculuk başvurusu talep kalemleri ayrıntılı yazılarak yapılır.
- Anlaşma sağlanamazsa son tutanak tarihinden itibaren dava süresi izlenir.
- Tanık listesi, olay günlüğüyle eşleştirilerek hazırlanır.
Bu metin genel bilgi vermek için hazırlanmıştır. Çalışma süresi, fesih biçimi ve belgelerin içeriği sonucu değiştirebileceğinden, dosyanız için ayrıca hukuki değerlendirme alınması gerekir.