İş hukuku uyuşmazlıklarında dava açmadan önce arabulucuya gitme zorunluluğu yerleşmiş durumda; ancak Sosyal Güvenlik Kurumu’nun taraf olduğu uyuşmazlıklarda tablo aynı değildir. 4857, 7036, 5510 ve 6331 sayılı Kanunların kesiştiği bu alanda yanlış yol seçimi, hem zaman hem de hak kaybına yol açar.
Dava Şartı Arabuluculuğun Kapsamı
Zorunlu arabuluculuk, kural olarak bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi ile işveren arasındaki alacak ve tazminat talepleri ile işe iade istemleri bakımından öngörülmüştür. Buradaki belirleyici ölçüt uyuşmazlığın tarafları ve kaynağıdır. Kurumun taraf olduğu, idari nitelikteki tescil, prim ve hizmet uyuşmazlıkları ise bu kapsamda değerlendirilmez. Ayrıca iş kazası ve meslek hastalığından kaynaklanan tazminat ile bunlara bağlı tespit ve rücu talepleri, dava şartı arabuluculuk dışında tutulmuştur.
Hizmet Tespiti Davasında Beş Yıllık Eşik
Sigortalılığı Kuruma bildirilmemiş çalışmalar için açılan hizmet tespiti davası, bu alandaki en kritik süre riskini taşır. 5510 sayılı Kanun kapsamında, hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayan beş yıllık hak düşürücü süre içinde dava açılmazsa, çalışma fiilen ispatlansa dahi talep reddedilir. Bu sürenin işlemediği istisnai hâller bulunmakla birlikte (örneğin çalışmanın Kurum kayıtlarına bir biçimde yansımış olması), bu istisnalara güvenerek beklemek risklidir. Davada Kurumun taraf olması ve kamu düzeni yönü nedeniyle mahkeme resen araştırma yapar.
Delil Dosyası Nasıl Kurulur
SGK’nın taraf olduğu dosyalarda beyan tek başına yeterli olmaz; kayda dayalı delil aranır. Toplanması gereken belgeler:
- İşyeri sicil dosyası, bordro ve puantaj kayıtları
- Aynı dönemde aynı işyerinde bildirimi yapılmış komşu tanıklar
- Banka hesap hareketleri ve ücret ödemesine ilişkin kayıtlar
- 6331 kapsamında düzenlenmiş iş sağlığı ve güvenliği eğitim ve muayene kayıtları
- Vergi dairesi, meslek odası ve ilgili kurum yazışmaları
Arabuluculuk Aşamasını Boşa Harcamamak
Zorunlu olduğu hâllerde arabuluculuk, yalnızca aşılması gereken bir formalite değildir. Son tutanağa yazılanlar, sonraki davada tarafların tutumunu gösteren bir belge hâline gelir. Bu nedenle talepler tutanakta kalem kalem ve miktar belirtilerek ifade edilmeli; anlaşmama hâlinde tutanağın hangi konuları kapsadığı açıkça yazılmalıdır. Dava, arabuluculuk son tutanağının düzenlenmesinden itibaren işleyen süre içinde açılmalıdır.
Kapanış
Bu alanda en pahalı hata, arabuluculuk gerekmeyen bir uyuşmazlıkta zaman kaybetmek ya da gerekli olduğu hâlde bu aşamayı atlayarak davanın usulden reddine yol açmaktır. Uyuşmazlığın taraflarını ve niteliğini doğru belirlemek için, başvuru öncesinde dosyanın bir hukukçu tarafından sınıflandırılması yerinde olur.