İçeriğe geç
AC

SGK Uyuşmazlıkları: Zorunlu Arabuluculuk Hangi Talepte Var, Hangisinde Yok

29 Mart 2026 İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku 3 dk okuma 87 görüntülenme Son güncelleme: 4 Ağustos 2026

İş hukuku uyuşmazlıklarında arabuluculuk dava şartı hâline geldikten sonra, uygulamada en sık karşılaşılan hata bu şartın her talep için geçerli sanılmasıdır. Oysa 7036 sayılı Kanun'un çizdiği çerçevede kurumla yaşanan uyuşmazlıklar ile işçi–işveren alacakları aynı yolu izlemez. Bu rehber, 4857, 5510 ve 6331 sayılı düzenlemelerin kesiştiği alanda hangi talebin arabulucuya, hangisinin doğrudan mahkemeye ya da önce Kuruma gideceğini ayrıştırıyor.

Üç Ayrı Yol, Tek Dosya

Bir çalışanın aynı olaydan doğan talepleri çoğu zaman üç farklı kanala dağılır: işverene yöneltilen kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret alacakları, Kuruma yöneltilen hizmet tespiti veya prim gün sayısı düzeltmesi, iş kazasından doğan maddi ve manevi tazminat. Bunları tek dilekçede birleştirmeye çalışmak, dava şartı eksikliği nedeniyle usulden ret riskini büyütür. Doğru pratik, talepleri baştan tabloya dökmek ve her biri için ayrı yol haritası kurmaktır.

Arabuluculuk Kapsamı Dışında Kalan Talepler

Bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi ve işveren alacakları ile işe iade taleplerinde arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartıdır. Buna karşılık iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlara bağlı rücu talepleri bu kapsamın dışındadır. Sosyal Güvenlik Kurumu'na karşı açılan hizmet tespiti türü davalarda da uyuşmazlığın tarafı işveren değil kurum olduğu için arabuluculuk aşaması aranmaz; burada asıl mesele Kuruma önceden başvuru zorunluluğunun yerine getirilmesidir.

Kuruma Başvuru Basamağını Atlamamak

5510 sayılı Kanun uygulamasından doğan uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce Kuruma başvurulması ve idari itiraz yollarının tüketilmesi beklenir. Bu basamak atlandığında dosya esasa girmeden geri döner ve arada süreler işlemeye devam eder. Başvuru yaparken şu unsurların dosyada bulunması işi kolaylaştırır:

  • Sigortalılık başlangıcını gösteren işe giriş bildirgesi ve varsa iptal kayıtları
  • Aynı işyerinde çalışmış bordrolu tanıkların kimlik ve dönem bilgisi
  • Ücret ödemelerinin banka hareketleriyle eşleştirilmiş dökümü
  • 6331 kapsamında düzenlenmiş risk değerlendirmesi ve eğitim kayıtları

Görev ve Yetki: İş Mahkemesi Nerede

Kurumun taraf olduğu uyuşmazlıklarda görevli mahkeme iş mahkemesidir; ancak yetki bakımından davalı kurumun ilgili ünitesinin bulunduğu yer ile işin görüldüğü yer arasında seçim yapılırken dikkatli olunmalıdır. Yanlış yetkili mahkemeye açılan dava reddedilmez, dosya gönderilir; buna rağmen aylarca süren gecikme, tanık kaybı ve delil zayıflaması anlamına gelir. Anlaşmazlığın idari para cezası boyutu varsa, o kalem tamamen ayrı bir yargı koluna gidebilir; bu ayrımın baştan yapılması gerekir.

Arabuluculuk Toplantısını Verimli Kullanmak

Zorunlu olduğu hâllerde arabuluculuk, sadece tutanak almak için geçilen bir formalite olarak görülmemelidir. Son tutanağa yazılan talep kalemleri ve rakamlar, sonraki dava aşamasında tutarlılık denetimine tabi tutulur. Bu nedenle hesaplama, giydirilmiş ücret esasına göre önceden yapılmalı; anlaşmama hâlinde tutanağın hangi kalemleri kapsadığı açıkça yazılmalıdır.

Yukarıdaki açıklamalar genel niteliktedir. Sigortalılık türü, çalışma dönemi ve olayın gerçekleşme biçimi izlenecek yolu değiştirebileceğinden, kendi dosyanız için ayrı bir hukuki değerlendirme almanız önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla