İçeriğe geç
AC

SGK Uyuşmazlıklarında Kıdem Hesabı: Kurum, Arabulucu ve Mahkeme Ayrımı

8 Haziran 2026 İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku 2 dk okuma 81 görüntülenme Son güncelleme: 4 Ağustos 2026

Kıdem tazminatı hesabı tartışmalı hale geldiğinde sorun çoğu kez rakamda değil, hizmet süresinin nasıl kanıtlanacağındadır. Sigorta kayıtları ile fiilî çalışma birbirini tutmadığında, aynı olay hem işverene hem de Sosyal Güvenlik Kurumuna karşı iki ayrı yola dağılır. Bu ayrımı görmeden başlatılan süreçte hem zaman hem hak kaybı yaşanır.

Uyuşmazlığın Tarafı Kim

Öncelikle şu soru yanıtlanmalıdır: talep işverenden mi, Kurumdan mı isteniyor. Kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ve yıllık izin alacakları 4857 sayılı Kanun ekseninde işverene yöneltilir. Buna karşılık eksik ya da hiç bildirilmemiş hizmetin tescili 5510 sayılı Kanun kapsamında Kurumun da taraf olduğu bir uyuşmazlıktır. Aynı dilekçede birleştirilen bu iki talep, usul yönünden farklı rejimlere tabidir.

Arabuluculuk Nerede Zorunlu

7036 sayılı Kanun uyarınca işçi ve işveren arasındaki bireysel iş uyuşmazlıklarının önemli bölümünde arabulucuya başvurmak dava şartıdır. Ancak hizmet tespitine ilişkin talepler bu çerçevede farklı değerlendirilir. Bu nedenle arabuluculuk başvurusunda talep kalemleri tek tek yazılmalı, kapsam dışı kalan talepler için ayrıca dava yolu planlanmalıdır.

Kıdem Hesabının Veri Kaynakları

  1. Hizmet dökümü ve işe giriş bildirgeleri temel alınır.
  2. Ücret bordroları ile banka hesap hareketleri karşılaştırılır.
  3. Giydirilmiş ücrete dahil edilecek yol, yemek ve düzenli ikramiye kalemleri ayrıca listelenir.
  4. Aynı işverene bağlı farklı işyerlerinde ya da alt işveren değişikliğiyle geçen süreler birleştirilerek gösterilir.
  5. 6331 sayılı Kanun kapsamındaki kayıtlar, fiilî çalışmayı destekleyen yan delil olarak değerlendirilebilir.

Yanlış Adres, Kaybedilen Süre

Kurum aleyhine yürütülmesi gereken bir tespit talebini yalnızca işverene yöneltmek ya da işverenden istenecek alacağı Kuruma yapılan bir dilekçeyle takip etmek, dosyayı başa döndürür. Fesihten sonra işleyen süreler bu arada devam ettiğinden, doğru muhatabın baştan belirlenmesi kritik önemdedir.

Bu yazı genel bilgilendirme niteliğindedir. Çalışma geçmişi, fesih biçimi ve kayıt durumu her dosyada farklı sonuç doğurabileceğinden, talep listesinin bir hukukçuyla birlikte oluşturulması yerinde olacaktır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla