İçeriğe geç
AC

SGK Uyuşmazlıklarında Kıdem Hesabı: Görevli Mahkeme ve Süre Kaybı Analizi

22 Mayıs 2026 İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku 2 dk okuma 69 görüntülenme Son güncelleme: 7 Ağustos 2026

Hizmet süresine ilişkin bir uyuşmazlıkta iki dosya çoğu zaman iç içe geçer: işverene karşı ileri sürülen kıdem alacağı ve Kuruma karşı ileri sürülen hizmet tespiti talebi. 4857, 7036, 5510 ve 6331 sayılı düzenlemeler bakımından bu iki talebin usulü aynı değildir; aynı sayılması ise en sık görülen süre kaybı sebebidir.

İki Ayrı Talep, İki Ayrı Usul

İşçilik alacaklarına ilişkin talepler bakımından arabuluculuk dava şartı olarak öngörülmüşken, Kuruma yöneltilen hizmet tespiti nitelikli talepler bu düzenin dışında değerlendirilir. Bu ayrım gözden kaçırıldığında, dava şartı yerine getirilmediği için dosya usulden reddedilebilir ya da gereksiz bir arabuluculuk süreciyle zaman kaybedilir. Talep dilekçesi hazırlanmadan önce hangi talebin kime yöneltildiği tablo hâlinde ayrıştırılmalıdır.

Görev ve Yetki: İş Mahkemesi Nerede

İş uyuşmazlıklarında görevli mahkeme iş mahkemesidir; iş mahkemesi bulunmayan yerlerde bu sıfatla bakan asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Yetki bakımından davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri ile işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemeleri gündeme gelir. İş hukukunda yetki kuralları işçi aleyhine sözleşmeyle değiştirilemeyecek nitelikte olduğundan, iş sözleşmesindeki yetki kaydına dayanılarak açılan davalarda itiraz ihtimali baştan hesaba katılmalıdır.

Kıdem Hesabında Tartışmayı Belirleyen Veriler

  • İşe giriş ve çıkış bildirgeleri ile aylık prim hizmet belgeleri
  • Fiilî çalışmanın kayda göre eksik göründüğü dönemlere ait tanık ve belge listesi
  • Giydirilmiş ücrete dahil edilecek yol, yemek ve ikramiye kalemlerinin dayanakları
  • Aralıklı çalışmalarda her dönemin ayrı ayrı sınıflandırılması
  • Fesih bildiriminin tarihi, şekli ve gerekçesi

Süreler Nerede Kaybediliyor

Kıdem ve ihbar tazminatı bakımından mevzuatta özel bir zamanaşımı süresi öngörülmüş olup bu süre kural olarak fesih tarihinden itibaren işler. Ücret ve benzeri dönemsel alacaklarda ise farklı bir süre rejimi uygulanır. Uygulamada süre çoğunlukla arabuluculuk aşamasının uzaması, son tutanağın geç alınması ya da tutanak tarihinden sonra dava açmak için tanınan sürenin gözden kaçırılması nedeniyle kaybedilir. Bu tarihlerin tek bir takvimde izlenmesi, en pratik koruma yöntemidir.

Tebligat Gecikmesi ve Öğrenme Tarihi

Kurum işlemlerine karşı yapılacak başvurularda süre, işlemin usulüne uygun bildirimiyle başlar. Adres kayıtlarının güncel olmaması, işyeri adresine yapılan tebligatın işçiye ulaşmaması gibi durumlarda öğrenme tarihi ayrıca ispatlanmalıdır. Bu ispat için başvuru kayıtları, elektronik sistem ekran görüntüleri ve yazışmalar dosyaya erken aşamada eklenmelidir.

Buradaki açıklamalar genel çerçeve sunar; çalışma biçiminiz, fesih şekliniz ve kayıtlardaki boşluklar sonucu değiştirebilir. Talebinizi şekillendirmeden önce hesaplamanın ve sürelerin bir hukukçuyla birlikte kontrol edilmesi yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla