İçeriğe geç
AC

Mal Rejimi Davasında Geçici Tedbir: Aile Mahkemesinin Yetkisi ve Usul Kontrolü

19 Haziran 2026 Aile Hukuku 2 dk okuma 96 görüntülenme Son güncelleme: 16 Ağustos 2026

Evlilik birliği sona ererken mal rejiminin tasfiyesi, çoğu zaman boşanma davasının gölgesinde kalır. Oysa tasfiye talebinin ne zaman, hangi mahkemede ve hangi tedbirlerle desteklendiği, alacağın fiilen tahsil edilip edilemeyeceğini belirler. Malvarlığının dava sırasında el değiştirmesi, en sık karşılaşılan ve en zor telafi edilen sonuçtur.

Boşanma ile Tasfiyenin Ayrı Yolları

TMK sistemi içinde mal rejiminin tasfiyesi, boşanma davasından ayrı bir talep olarak kurulur ve kural olarak boşanmanın kesinleşmesiyle karara bağlanabilir hâle gelir. Uygulamada iki dosya birlikte yürütülse de talepler, deliller ve süreler farklıdır. 4787 sayılı Kanun uyarınca aile mahkemesi bu uyuşmazlıklara bakmakla görevlidir; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde bu sıfatla görevlendirilen mahkeme dosyayı görür. Talebin dilekçede hangi başlık altında ileri sürüldüğü, harç ve zamanaşımı bakımından da sonuç doğurur.

Tedbir Talebini Zamanında Kurmak

Geçici tedbir, tasfiye talebinin uygulanabilirliğini koruyan asıl araçtır. HMK çerçevesinde tedbir istenirken yaklaşık ispat ölçüsü esas alınır; bu nedenle malvarlığının elden çıkarılma tehlikesinin somut verilerle gösterilmesi gerekir. Genel ifadelerle yapılan talepler çoğunlukla sonuç vermez. Talebin kapsamı da önemlidir: taşınmaz üzerine şerh, banka hesaplarına yönelik tedbir, şirket pay devrinin sınırlanması ve araç kaydına ilişkin tedbir ayrı ayrı istenmelidir.

Malvarlığını Görünür Kılmak

  1. Evlilik tarihi ile mal rejiminin sona erdiği tarih arasındaki dönem net biçimde belirlenir.
  2. Bu dönemde edinilen taşınmaz, araç, şirket payı ve finansal varlıklar listelenir.
  3. Her kalem için edinme bedeli, ödeme kaynağı ve varsa kredi geri ödemeleri belgelenir.
  4. Kişisel mal iddiası bulunan kalemler ayrıca gösterilir; miras veya bağış yoluyla edinim belgelenir.
  5. Rejimin sona ermesine yakın dönemde yapılan devirler, karşılığı ve zamanlaması yönünden incelenir.

Usule Aykırı İşlemin Tipik Görünümleri

  • Talebin katılma alacağı mı yoksa değer artış payı mı olduğunun belirsiz bırakılması
  • Tedbir talebinin, teminat ve kapsam yönünden hiç somutlaştırılmaması
  • Üçüncü kişiler adına görünen malvarlığı için gerekli tarafların davaya dâhil edilmemesi
  • Bilirkişi incelemesine esas olacak dönem ve değerleme tarihinin dilekçede gösterilmemesi

Uzlaşma Seçeneğini Değerlendirmek

Tasfiye dosyaları, değerleme ihtiyacı nedeniyle uzun sürebilir. Tarafların malvarlığı üzerinde temel bir mutabakatı varsa, protokol yoluyla çözüm hem süreyi kısaltır hem de değer kaybını önler. Buna karşılık malvarlığının gizlendiği yönünde ciddi bir şüphe varsa, önceliğin tedbir ve tespit taleplerine verilmesi daha doğru olur.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Rejimin türü, edinim tarihleri ve tarafların ekonomik yapısı sonucu değiştirdiğinden, tasfiye talebi ve tedbir stratejisi için dosyaya özgü hukuki destek alınmalıdır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla