Nafaka dosyalarında sonucu belirleyen unsur çoğu zaman tarafların sözlü iddiaları değil, hangi belgenin dosyaya hangi aşamada girdiğidir. Tedbir nafakası talebi dilekçede açıkça ileri sürülmediğinde ya da gelir araştırması için gerekli kurum yazıları zamanında istenmediğinde, esas bakımından haklı bir talep dahi karşılıksız kalabilir. Aşağıdaki çerçeve, nafaka taleplerini boşanma protokolüyle birlikte ele alarak ispat düzenini ve usulden kaynaklanan kayıp risklerini konu almaktadır.
Talebi Doğru Adlandırmak
TMK kapsamında tedbir, iştirak, yoksulluk ve yardım nafakası birbirinden farklı şartlara bağlıdır. Yargılama sürerken geçici koruma sağlayan tedbir nafakası ile boşanmanın kesinleşmesinden sonra devam eden yoksulluk nafakasının aynı cümlede karıştırılması, talep sonucunu belirsizleştirir. Çocuk yönünden istenen katkı iştirak nafakası olarak adlandırılmalı ve velayet düzenlemesiyle uyumlu kurulmalıdır.
Gelir ve Yaşam Düzeyinin Belgelenmesi
Nafakanın miktarı tarafların ekonomik gücü ve evlilik birliğindeki yaşam düzeyi üzerinden belirlendiğinden, ispat çalışması soyut beyanla değil kurumlara yazılacak müzekkerelerle kurgulanmalıdır.
- SGK hizmet dökümü ile prime esas kazanç bilgileri
- Vergi dairesi kayıtları, ticari faaliyet ve ortaklık bilgileri
- Tapu, trafik tescil ve banka hesap hareketleri
- Kira, okul, sağlık ve düzenli abonelik giderlerine ilişkin belgeler
- Çocuğun özel ihtiyaçlarını gösteren sağlık veya eğitim raporları
Müzekkere taleplerinin dilekçeler aşamasında tek tek yazılması, sonradan gecikmeli delil ileri sürme tartışmasının önüne geçer.
Protokolün İspat Değeri ve Sınırı
Anlaşmalı boşanma protokolü hâkim tarafından uygun bulunup hükme geçirildiğinde taraflar bakımından bağlayıcı hale gelir. Buna karşılık çocuğa ilişkin düzenlemelerde hâkimin denetim yetkisi sürer; iştirak nafakasından tümüyle vazgeçildiği yönündeki kayıtlar çocuğun yararına aykırı görülebilir. Protokolde miktarın, ödeme gününün, artış ölçütünün ve ödeme kanalının ölçülebilir biçimde yazılması, ileride icra takibi yapıldığında infaz kabiliyeti tartışmasını ortadan kaldırır.
Usule Aykırı İşlem Nedeniyle Hak Kaybı
- Delil listesinin ve tanık isimlerinin verilen kesin süre içinde bildirilmemesi
- Talep sonucunun rakamsal olarak gösterilmemesi veya harcın tamamlanmaması
- Artırım talebinin usulüne uygun biçimde ileri sürülmemesi
- Tebligatın usulsüz yapılması nedeniyle duruşmaların yenilenmesi
- Protokoldeki kalemlerin dava dilekçesindeki taleplerle çelişmesi
Bu başlıkların her biri, esasa girilmeden dosyanın geri dönmesine yol açabildiğinden takvim ve dilekçe kontrolü ayrı bir çalışma kalemi olarak yürütülmelidir.
Buradaki açıklamalar genel nitelikte olup her ailenin gelir yapısı, çocuk sayısı ve yerleşim düzeni farklıdır. Nafaka miktarı belirlenmeden ve protokol metni imzalanmadan önce dosyanın kendi koşullarına göre hukuki değerlendirme alınması yerinde olur.