Velayet uyuşmazlıklarında dosyanın kaderini belirleyen şey, tarafların birbirine yönelttiği suçlamalar değil, çocuğun yararının hangi somut verilerle ortaya konduğudur. TMK bu değerlendirmede hâkime geniş bir takdir alanı tanır; HMK ise bu takdirin hangi delillere dayanacağını usul kurallarıyla çerçeveler. Aile mahkemelerinin kuruluşuna ilişkin 4787 sayılı Kanun kapsamında görevlendirilen uzmanların raporları da bu çerçevenin ayrılmaz parçasıdır.
Delil Listesinin Doğru Zamanda Verilmesi
Velayet davalarında en sık yapılan usul hatası, delillerin dilekçeler teatisi tamamlandıktan sonra parça parça sunulmaya çalışılmasıdır. HMK, delillerin hangi aşamada bildirileceğini kurala bağlar ve gecikmiş delil bildiriminin kabulü istisnaidir. Bu nedenle dava veya cevap dilekçesinde, henüz elde edilmemiş olsa bile hangi delile dayanıldığı ve nereden getirtileceği açıkça yazılmalıdır.
Çocuğun Yararını Gösteren Somut Veriler
- Okul devam kayıtları, rehberlik servisi görüşmeleri ve öğretmen değerlendirmeleri
- Sağlık takibi, aşı ve kontrol randevularının kimin tarafından yürütüldüğüne dair kayıtlar
- Günlük bakımın fiilen kim tarafından üstlenildiğini gösteren düzenli belgeler
- Çocuğun sosyal çevresinin ve alışkanlıklarının süreklilik gösterdiğine ilişkin bilgiler
Bu kalemlerin ortak özelliği, tarafların beyanından bağımsız biçimde üçüncü kaynaklardan doğrulanabilir olmalarıdır. Dosyaya güç katan da budur.
Uzman Raporu Karşısında Tutum
Sosyal inceleme ve pedagog raporları tek başına bağlayıcı değildir; ancak dosyada ciddi bir ağırlık taşır. Rapora karşı çıkılacaksa, sonucunu genel ifadelerle reddetmek yerine raporun hangi gözleme, hangi görüşmeye ve hangi eksik bilgiye dayandığı gösterilmelidir. Görüşme sırasında iletilmemiş bir belge varsa, ek rapor talebi bu belgeye dayandırılarak yapılabilir.
Delil Eksikliğinin En Görünür Sonucu
Velayet dosyalarında delil eksikliği çoğunlukla iddiaların soyut kalmasıyla ortaya çıkar. Diğer ebeveynin ilgisiz olduğu yönündeki bir iddia, tarih ve olay içermeyen genel bir anlatıma dönüştüğünde etkisini kaybeder. Aynı şekilde, sosyal medya paylaşımları ve mesaj görüntüleri bağlamından koparılarak sunulduğunda, mahkemenin gözünde iddia sahibinin tutumuna dair olumsuz bir izlenim de doğurabilir.
Karara Karşı Başvuruda Öncelik
Velayete ilişkin karar aleyhe sonuçlandığında, kanun yolu dilekçesinde yeniden bütün olayı anlatmak yerine kararın hangi delili değerlendirmediğine odaklanmak gerekir. Gerekçede karşılığı bulunmayan talepler, eksik incelenen bilirkişi raporu başlıkları ve dinlenmeyen tanıklar bu başvurunun omurgasını oluşturur. Kişisel ilişki düzenlemesine ilişkin talepler de ayrıca ve somut saat aralıklarıyla ileri sürülmelidir.
Bu yazı genel bir yol haritası sunar; her ailenin koşulları ve çocuğun ihtiyaçları farklıdır. Dosyanızın kendi verileriyle değerlendirilmesi için alanında çalışan bir avukatla görüşmeniz faydalı olacaktır.