Velayete ilişkin bir karar almak, o kararın fiilen uygulanabildiği anlamına gelmez. Uygulamada en sık yaşanan sorun, hükmün içeriğinin infaza elverişli yazılmaması ve tarafların hangi mercie başvuracağını bilememesidir. Bu rehber velayet dosyasını uygulanabilirlik ölçütüyle kurmayı ele alır.
Velayet Davasında Görev ve Yetki
Velayetin düzenlenmesi, değiştirilmesi ve kişisel ilişki kurulmasına ilişkin talepler aile mahkemesinin görevine girer; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde bu sıfatla asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Boşanma davasıyla birlikte ileri sürülen velayet talebinde yetki, boşanma davasının yetkisine bağlıdır. Boşanmadan sonra açılan velayetin değiştirilmesi davalarında ise çocuğun yerleşim yeri belirleyici hale gelir; nafakaya ilişkin taleplerde alacaklı tarafın yerleşim yeri mahkemesinin yetkisi ayrıca gündeme gelir.
Hükmün Uygulanması Artık İcra Dairesinde Değil
Çocuk teslimi ile çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilamların yerine getirilmesi, önceki dönemde icra daireleri eliyle yürütülürken; yapılan düzenlemeyle bu iş, adalet komisyonlarına bağlı adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlükleri tarafından yürütülen ayrı bir usule bağlanmıştır. Bu değişiklik, süreci icra takibinin dışına çıkarmış ve çocuğun üstün yararını gözeten uzman desteğini merkeze almıştır. Dolayısıyla kişisel ilişki hükmü uygulanmıyorsa, başvurulacak yer icra dairesi değil ilgili müdürlüktür.
İnfaz Edilebilir Bir Hüküm Nasıl Yazdırılır
Kişisel ilişki hükmünün uygulanabilir olması için dilekçede şu unsurların somut talep edilmesi gerekir:
- Gün, saat ve süre olarak tanımlanmış bir program; belirsiz ifadelerden kaçınılması
- Teslim ve iade yerinin açıkça gösterilmesi
- Yarıyıl, yaz tatili ve dini bayramlar için ayrı düzenleme
- Tarafların farklı şehirlerde yaşaması halinde ulaşım sorumluluğunun belirlenmesi
- Çocuğun yaşına göre gece kalmalı ilişki kurulup kurulmayacağı
Hüküm fıkrasında bu unsurlar yer almadığında, kararın uygulanması aşamasında taraflar arasında yeni bir tartışma doğar ve süreç yeniden mahkemeye taşınır.
Ebeveynler Arasında Anlaşma ile Yargılamayı Sürdürme
Velayet, tarafların serbestçe tasarruf edebileceği bir konu olmadığından, ebeveynlerin mutabakatı mahkemenin çocuğun yararını değerlendirme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Buna karşılık ortak bir program üzerinde anlaşmak, uzman raporu ve uzun tanık dinleme sürecini kısaltır ve çocuğun yargılama ortamına dahil olmasını azaltır. Anlaşma denenirken velayetin kimde olacağı, kişisel ilişkinin ayrıntısı, iştirak nafakasının tutarı ve eğitim-sağlık giderlerinin paylaşımı ayrı ayrı yazılmalıdır. Çocuğun güvenliğine ilişkin somut endişe bulunan dosyalarda ise anlaşma arayışı yerine koruyucu tedbir talepli yargılama yolu tercih edilmelidir.
Buradaki açıklamalar yalnızca genel bilgi sunar; çocuğun yaşı, ebeveynlerin yaşadığı yer ve dosyadaki uzman değerlendirmesi sonucu değiştirir. Kendi durumunuza uygun bir plan için aile hukuku alanında çalışan bir avukatla görüşmeniz uygun olacaktır.