İçeriğe geç
AC

Velayet Kararının Uygulanması: Doğru Mercii Seçme ve Süre Planı

8 Haziran 2026 Aile Hukuku 2 dk okuma 71 görüntülenme Son güncelleme: 10 Ağustos 2026

Velayete ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair kararlar, hüküm kurulmasıyla değil fiilen yerine getirilebildiğinde sonuç doğurur. Medeni Hukuk ve Aile Hukuku uygulamasında en çok zaman kaybettiren aşama da budur: karar elde edilir, ancak yerine getirme talebinin hangi birime, hangi sırayla ve hangi süre içinde iletileceği baştan kurgulanmadığı için aylar boşa geçer.

Kararın Fiilen Uygulanabilir Hâle Gelmesi

İlk kontrol, elinizdeki belgenin niteliğidir. Geçici nitelikteki tedbir kararı ile davanın sonunda kurulan hüküm, uygulanma usulü bakımından aynı değildir. Kararın tebliğ edilip edilmediği, kanun yoluna başvurulup başvurulmadığı ve kararın uygulanmasının kanun yolu incelemesinden etkilenip etkilenmediği ayrı ayrı not edilmelidir. Bu üç veri netleşmeden yapılan her başvuru, esasa girilmeden usulden geri dönebilir.

Aile Mahkemesi, İcra Dairesi ve Adli Destek Ayrımı

Yanlış merciye başvuru riski en somut olarak burada doğar. Velayetin değiştirilmesi, kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi gibi esasa ilişkin talepler 4787 sayılı Kanun uyarınca kurulan aile mahkemesine aittir. Buna karşılık çocuk teslimi ile çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair kararların yerine getirilmesi, artık klasik icra takibi mantığıyla değil, adalet komisyonları bünyesindeki adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlükleri eliyle yürütülen ayrı bir prosedüre tabidir. Bu ayrımı bilmeden icra dairesine yapılan talep, sürenin kaybı anlamına gelebilir.

Takvimi Tek Sayfada Kurmak

  • Kararın tefhim ve tebliğ tarihleri ayrı sütunda tutulur.
  • Kanun yolu süresinin son günü ile teslim talebinin planlandığı tarih çakıştırılmaz.
  • Teslim günü, çocuğun okul ve sağlık takvimiyle birlikte değerlendirilir.
  • Her başarısız teslim girişimi tarih ve tutanak numarasıyla kayda geçirilir.

Direnç Hâlinde İkinci Katman

Kararın uygulanmasına fiilen engel olunuyorsa, tekrarlanan girişimlerin belgelenmesi asıl belirleyici unsurdur. Tutanaklar, teslim yerinin ve saatinin sabitliği, çocuğun psikososyal durumuna ilişkin uzman değerlendirmeleri sonraki aşamada velayetin yeniden değerlendirilmesi talebinin de dayanağını oluşturur. HMK çerçevesinde her talebin somut, ölçülebilir ve delille eşleştirilmiş biçimde yazılması, dosyanın ilerleyen aşamalarında tekrar tekrar iş görür.

Son Söz

Yazılanlar genel bilgilendirme niteliğindedir; çocuğun yaşı, tarafların yerleşim yeri ve kararın türü usulü tümüyle değiştirebilir. Teslim sürecine girmeden önce dosyanızın kendi koşullarını bir hukukçuyla birlikte gözden geçirmeniz yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla