Kambiyo senetlerinden doğan uyuşmazlıklarda taraflar çoğu zaman asıl sözleşmenin yanına bir de delil sözleşmesi koyar: uyuşmazlık hâlinde yalnızca belirli belgelerle ispat yapılabileceği kararlaştırılır. Bu kayıt, çek veya senet takibe konulduğunda borçlunun elini beklenenden çok daha fazla bağlayabilir. TTK'nın kambiyo hükümleri, TBK'nın sözleşme serbestisi ve HMK'nın ispat düzeni bu noktada iç içe geçer.
Delil Sözleşmesi Neyi Değiştirir
Delil sözleşmesi, tarafların ispat araçlarını önceden sınırlandırmasıdır. Tanıkla ispatın dışlandığı bir kayıt varsa, senedin hatır senedi olduğu veya bedelsiz kaldığı yönündeki savunma yalnızca yazılı belgeyle ileri sürülebilir hâle gelir. Bu nedenle çek ve senet alınırken imzalanan çerçeve sözleşmenin, teminat sözleşmesinin veya cari hesap protokolünün metni, itiraz stratejisi kurulmadan önce satır satır okunmalıdır. Kaydın tarafların ispat hakkını tümüyle ortadan kaldıracak ölçüde ağır olması hâlinde geçerliliği tartışılabilir; bu itirazın da gerekçesiyle birlikte ileri sürülmesi gerekir.
Takip Başladığında İşleyen Takvim
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte itiraz süreleri, genel haciz yolundan daha kısadır ve itiraz icra dairesine değil icra mahkemesine yapılır. İmzaya itiraz ile borca itiraz farklı sonuçlar doğurur; imzaya itirazın süresinde ileri sürülmemesi, senedin borçluya ait sayılması sonucunu getirir. Ayrıca itirazın kural olarak takibi kendiliğinden durdurmaması, icra mahkemesinden ayrıca tedbir talep edilmesini gerektirir. Ödeme emrinin tebliğ mazbatasındaki tarih, bu takvimin başlangıç noktasıdır.
İtiraz Dosyasında Toplanacak Belgeler
- Senet veya çekin aslının incelenmesi, ciro silsilesinin ve keşide unsurlarının kontrolü
- Bankadan alınacak karşılıksızlık şerhi ve hesap hareketleri
- Senedin dayandığı temel ilişkiye ait sözleşme, irsaliye ve fatura kayıtları
- Ödeme yapıldığı savunuluyorsa banka dekontları ve mahsup yazışmaları
- Delil sözleşmesi metninin imzalı nüshası ve varsa sonraki değişiklik protokolleri
Yanlış Kurgulanan Savunmanın Bedeli
Uygulamada sık görülen hata, borçlunun bedelsizlik iddiasını tanık listesine dayandırıp, delil sözleşmesinin bunu engellediğini duruşma aşamasında fark etmesidir. İkinci sık hata ise itiraz dilekçesinde yalnızca genel bir inkâr yazılması; oysa itiraz sebepleri sonradan genişletilemeyebilir. Bu nedenle itiraz metni, hem senet unsurlarına hem temel ilişkiye hem de delil kaydının kapsamına ayrı ayrı değinmelidir.
Alacaklı Tarafın Bakışı
Alacaklı açısından delil sözleşmesi bir avantaj gibi görünse de, kaydın belirsiz yazılması ispat kolaylığını tartışmalı hâle getirir. Hangi belgelerin geçerli sayılacağı, elektronik yazışmaların kapsam dışında kalıp kalmadığı ve kaydın hangi uyuşmazlıklara uygulanacağı açıkça belirlenmelidir.
Bu metin yalnızca genel çerçeveyi anlatmaktadır. Senedin türü, takibin şekli ve sözleşme metninin ifadesi sonucu değiştirdiğinden, elinizdeki belgelerle birlikte hukuki görüş alınması yerinde olur.