Kambiyo senetlerine dayalı uyuşmazlıklarda tek bir olaydan üç ayrı süreç doğabilir: icra takibi, menfi tespit davası ve karşılıksız çek şikâyeti. Bunların her biri farklı mercide yürür ve farklı sürelere tabidir. Türk Ticaret Kanunu senedin şekil şartlarını, Hukuk Muhakemeleri Kanunu ise ispatın nasıl yapılacağını belirlerken, tarafların yaptığı delil sözleşmesi bu ispat düzenini önemli ölçüde değiştirebilir.
Üç Ayrı Kanal, Üç Ayrı Merci
- Takip ve itiraz: Kambiyo senetlerine mahsus takipte imzaya veya borca itiraz, icra hukuk mahkemesine ve kısa bir süre içinde yapılır; itiraz kural olarak takibi kendiliğinden durdurmaz.
- Menfi tespit / istirdat: Borcun bulunmadığının tespiti istemi, taraflar tacirse asliye ticaret mahkemesinde görülür ve ticari dava niteliğindeyse arabuluculuk dava şartı gündeme gelir.
- Karşılıksız çek: Çek Kanunu kapsamındaki şikâyet, icra ceza mahkemesinin görev alanındadır. Bu şikâyetin savcılığa ya da asliye ceza mahkemesine yöneltilmesi, kısa şikâyet süresinin kaçırılmasına yol açan tipik hatadır.
Delil Sözleşmesi Neyi Değiştirir?
Taraflar, aralarındaki uyuşmazlığın belirli delillerle ispat edileceğini kararlaştırabilir. Bu sözleşme münhasır nitelikteyse, kararlaştırılan delil dışındaki delillere dayanma imkânı daralır. Senet metnine veya çerçeve sözleşmeye konulan böyle bir kayıt, ileride tanık dinletme veya yemin teklif etme imkânını ortadan kaldırabilir. Bu nedenle senedi imzalarken kurulan ispat düzeni, uyuşmazlık çıktığında dosyanın kaderini belirler.
Bedelsizlik İddiasında İspat Yükü
Senedin bedelsiz olduğu iddiası, iddia edene ispat yükü yükler ve senetle ispat kuralı burada sıkı biçimde işler. Aynı miktardaki bir ödemenin dekontla belgelenmemiş olması, iddianın tümüyle çökmesine neden olabilir. Bu nedenle savunma kurulurken şu ayrım yapılmalıdır: senedin şekil şartlarına yönelik itirazlar mı, yoksa temel ilişkiye dayanan def'iler mi ileri sürülmektedir? İkincisi, senedin elinde bulunduran kişinin iyiniyetli hamil olup olmadığıyla doğrudan bağlantılıdır.
Yetki Kaydının Sınırları
Ticari ilişkilerde tacirler arasında yapılan yetki sözleşmeleri geçerlidir; ancak tacir olmayan tarafı bağlayan yetki kayıtları aynı sonucu doğurmaz. Takibin yetkisiz icra dairesinde başlatılması hâlinde yetkiye itiraz süresinde ileri sürülmezse yetki kesinleşir ve sonraki aşamalarda bu eksiklik giderilemez.
İlk Hafta Yapılacaklar
- Ödeme emrinin tebliğ tarihi kayda alınır.
- Senedin aslı üzerinden şekil şartları kontrol edilir.
- Delil sözleşmesi bulunup bulunmadığı taranır.
- Şikâyet, itiraz ve dava için ayrı ayrı süre takvimi kurulur.
Bu açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır. Senedin türü, tarafların sıfatı ve sözleşmedeki kayıtlar süreci kökten değiştirebildiğinden, tebligattan hemen sonra hukuki destek alınması önem taşır.