İçeriğe geç
AC

Çek ve Senede Dayalı Alacakta Ticari Dava Şartı ve İspat Stratejisi

1 Nisan 2026 Ticaret Hukuku 2 dk okuma 60 görüntülenme Son güncelleme: 15 Ağustos 2026

Kambiyo senetlerine dayanan uyuşmazlıklarda taraflar çoğu zaman doğrudan icra takibine yönelir; ancak talebin niteliği değiştiğinde izlenecek yol ve önce tamamlanması gereken aşamalar da değişir. Çek ve senet kaynaklı alacaklarda ticari dava şartının hangi hallerde aranacağı ile senedin ispat gücünün sınırları, dosyanın seyrini belirleyen iki temel noktadır. Aşağıdaki değerlendirme TTK, 6102 sayılı Kanun ve TBK ekseninde yapılmıştır.

Kambiyo Takibi ile Ticari Davanın Ayrımı

Kambiyo senetlerine mahsus takip yolu, senedin şekil şartlarını taşıması halinde işletilebilen özel bir yoldur ve kendi itiraz rejimine tabidir. Buna karşılık aynı ilişkiden doğan bir alacak, sebebe dayalı olarak dava yoluyla istendiğinde farklı bir usul çerçevesine girer. Hangi yolun seçileceği, elde bulunan belgenin niteliğine ve karşı tarafın olası itirazlarına göre belirlenmelidir.

Arabuluculuk Dava Şartı Hangi Talepte Aranır?

TTK'da, ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri bakımından dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. Bu düzenleme, icra takibinin kendisi için değil; takibe yapılan itirazın ardından açılacak dava gibi, dava niteliğindeki talepler için sonuç doğurur. İhtiyati haciz gibi geçici hukuki koruma talepleri ise ayrı değerlendirilir. Bu ayrım yapılmadan açılan davalar, esasa girilmeden usulden sonuçlanabilir.

Senedin Şekil Şartlarının Denetimi

  • Senet metninde tür ibaresinin bulunup bulunmadığı kontrol edilir.
  • Düzenleme tarihi, vade ve düzenleme yerine ilişkin kayıtlar incelenir.
  • Bedel, yazı ve rakam olarak karşılaştırılır; farklılık varsa not edilir.
  • İmza, keşideci ve varsa aval ile ciro silsilesi bakımından ayrı ayrı değerlendirilir.
  • Çeklerde bankaya ibraz kaydı ve karşılıksız işlemine ilişkin şerh temin edilir.

Bedelsizlik İddiasında İspat Yükü

Senedin bedelsiz olduğu ya da teminat amacıyla verildiği ileri sürüldüğünde, bu iddiayı ileri sürenin ispat yükü doğar. Böyle bir iddia, senedin verildiği ilişkiyi gösteren yazılı belgelerle desteklenmediğinde ayakta durması güçtür. Bu nedenle senedin düzenlendiği tarihe yakın dönemdeki sözleşmeler, teslim belgeleri, ödeme dekontları ve yazışmalar bir arada sunulmalıdır. Senedin iade edilmemiş olmasının nasıl açıklanacağı da baştan düşünülmelidir.

Ticari Defter ve Yazışmaların Rolü

Tacirler arasındaki uyuşmazlıklarda ticari defterler, usulüne uygun tutuldukları ve kayıtlar birbirini doğruladığı ölçüde önemli bir delil kaynağıdır. Cari hesap ekstreleri, mutabakat yazıları ve sipariş yazışmaları, senedin hangi borç için verildiğini göstermeye elverişlidir. Defter kayıtlarının senetle çelişmesi ise karşı tarafın en güçlü savunma dayanağı haline gelebilir; bu nedenle dava öncesinde kendi kayıtlarınızın da gözden geçirilmesi gerekir.

Bu metin genel bilgi vermek amacıyla hazırlanmıştır. Elinizdeki senedin niteliği ve tarafların sıfatı izlenecek yolu değiştireceğinden, takip veya dava öncesinde belgeleriniz üzerinden hukuki değerlendirme almanız uygun olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla