Çek ve senede dayanan uyuşmazlıklarda taraflar çoğu zaman doğru hakka sahip oldukları halde yanlış yolu seçtikleri için kaybeder. TTK ve TBK ile 6102 sayılı Kanunun ticari davalara ilişkin düzenlemeleri, aynı alacak için birbirinden farklı iki güzergâh sunar: kambiyo takibi ve ticari dava. Bu rehber ikisi arasındaki tercihi ve tebligat gecikmesinin doğurduğu kayıpları ele alıyor.
Aynı Senet, İki Farklı Güzergâh
Kambiyo senetlerine mahsus takip, senedin şekil şartlarını taşıması halinde hızlı ve baskılı bir yoldur. Buna karşılık senedin bedelsizliği, teminat amaçlı verildiği veya tahrif edildiği iddiaları varsa uyuşmazlık esas itibarıyla bir dava konusudur. Alacaklı açısından soru şudur: senet şekil yönünden sağlam mı, borçlunun elinde ciddi bir defi var mı? Borçlu açısından soru ise, itirazın takibi kendiliğinden durdurup durdurmayacağıdır.
Dava Şartı Arabuluculuk Hangi Taleplerde Aranır
6102 sayılı Kanun, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepli ticari davalar bakımından arabuluculuğu dava şartı olarak öngörür. Bu nedenle senet bedelinin tahsili amacıyla açılacak alacak davasında arabulucuya başvurmadan dosya açmak, esasa girilmeden usulden ret sonucunu doğurur. Buna karşılık icra takibine karşı açılan itirazın iptali gibi taleplerin dava şartı kapsamında olup olmadığı talebin niteliğine göre ayrıca değerlendirilmelidir. Menfi tespit ve istirdat gibi talepler ise farklı bir mantıkla kurgulanır.
Ödeme Emri Tebliğinden Sonraki Dar Pencere
Kambiyo takibinde ödeme emrine itiraz süresi, genel haciz yolundakinden belirgin biçimde kısadır ve itiraz doğrudan icra dairesine değil icra mahkemesine yapılır. Daha da önemlisi, itiraz kural olarak takibi kendiliğinden durdurmaz; durdurma ancak mahkemenin vereceği kararla mümkün olur. Bu iki özellik birleştiğinde, tebligatın birkaç gün geç fark edilmesi haczin uygulanmasıyla sonuçlanabilir.
Şirket Adresi ve Tebligatın Kaçırılması
Tüzel kişilerde tebligat çoğunlukla ticaret sicilindeki adrese yapılır. Adresin taşınma sonrası güncellenmemesi, iş yerinde evrakın imzaya yetkisiz kişiye bırakılması ve elektronik tebligat kutusunun düzenli kontrol edilmemesi en sık rastlanan üç kusurdur. Elektronik tebligatta okunmamış iletinin dahi belirli sürenin sonunda tebliğ edilmiş sayılacağı unutulmamalıdır. Pratik önlem, sicil adresini fiilî adresle eşitlemek ve elektronik kutu için birden fazla kişiye erişim tanımlamaktır.
Kısa Değerlendirme
Yukarıdaki çerçeve tanıtıcı niteliktedir; senedin türü, düzenlenme tarihi ve taraflar arasındaki temel ilişki sonucu değiştirebilir. Takip veya itiraz kararı verilmeden önce senet aslının ve tebligat evrakının bir avukatla birlikte incelenmesi tavsiye edilir.