Kambiyo senedine dayanan uyuşmazlıklarda taraflar çoğu zaman aynı olayı iki farklı hukuki yolla takip etmek zorunda kalır: alacağın tahsili için icra takibi, karşılıksız çek bakımından ise ayrı bir başvuru. Her iki yolun mercii, süresi ve yetki kuralı farklıdır; birinin diğerinin yerine kullanılması hakkın kaybına yol açar.
Kambiyo Takibinde İtiraz Süresi Kısadır
Kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte ödeme emrine karşı borca ve imzaya itiraz, genel haciz yolundan farklı olarak çok daha kısa bir süreye tabidir ve itiraz icra dairesine değil, doğrudan icra mahkemesine yapılır. Genel takipteki alışkanlıkla itirazın icra dairesine verilmesi, süre dolduktan sonra fark edilen ve telafisi güç bir hatadır. İmzaya itiraz ayrıca ve açıkça yapılmadığında, imza ikrar edilmiş sayılabilir.
Karşılıksız Çekte Başvuru Merci ve Süre
5941 sayılı Çek Kanunu kapsamındaki karşılıksız çek başvurusu, ceza mahkemelerine değil icra mahkemesine yapılır. Başvuru, fiilin öğrenilmesinden itibaren işleyen ve her halde belirli bir üst süreyle sınırlı olan kendi takvimine tabidir. Bu takvim, alacağın icra takibiyle tahsili sürecinden bağımsız işler; takip devam ediyor diye başvurunun ertelenmesi hak kaybı doğurur.
Yetki: Çek Bakımından Birden Çok Seçenek
Karşılıksız çek başvurusunda yetki, çekin ibraz edildiği yer, hesabın bulunduğu banka şubesinin bulunduğu yer ile tarafların yerleşim yeri gibi bağlantı noktalarına göre belirlenebilir. İcra takibinde ise yetki, İİK'daki takip yeri kurallarına göre saptanır ve borçlunun yerleşim yeri esas alınır. İki dosyanın farklı yerlerde yürümesi olağandır; bu nedenle tek bir ilde toplama arayışı, yetki itirazıyla karşılaşma riskini artırır.
Senedin Şekil Şartları Denetimden Geçmelidir
TTK'da düzenlenen zorunlu şekil unsurları eksikse, belge kambiyo senedi vasfını yitirir ve buna dayalı takip yapılamaz. Bu nedenle takip başlatılmadan önce şunlar kontrol edilmelidir:
- Senet metninde kanunun aradığı ibarelerin eksiksiz bulunması
- Düzenleme tarihi ve düzenleme yerinin usulüne uygun gösterilmesi
- Keşideci imzasının ve temsil yetkisinin şirket kayıtlarıyla uyumu
- Ciro zincirinin kesintisiz olması ve son hamilin yetkisi
- İbraz ve protesto sürelerinin kaçırılıp kaçırılmadığı
Şirket Adına İmzada Temsil Sorunu
Ticari işletmeler bakımından en sık tartışılan konu, senedin şirketi mi yoksa imzalayan kişiyi mi bağladığıdır. Kaşe ve unvanın senette usulüne uygun yer almaması, sorumluluğun kişiye yönelmesine sebep olabilir. Ticaret sicil kayıtları ile imza sirküleri, dosyaya baştan eklenmelidir.
Menfi Tespit Davasının Yeri
Borçlu, borcun bulunmadığını ileri sürüyorsa menfi tespit davası ayrı bir yol olarak gündeme gelir. Bu dava, icra mahkemesine yapılan itirazın yerine geçmez; ikisinin birlikte planlanması ve takibin durup durmayacağına ilişkin talebin ayrıca ileri sürülmesi gerekir.
Buradaki bilgiler genel niteliktedir; her senedin metni ve ciro geçmişi farklı bir sonuç doğurur. Süreler kısa olduğundan, ödeme emri elinize ulaştığı gün hukuki değerlendirme yapılması önemlidir.