Anonim ve limited şirketlerde genel kurul kararlarının iptali, ortaklık uyuşmazlıklarının en sık başvurulan yollarındandır. Bu davada sonucu belirleyen çoğu kez kararın içeriği değil, dava hakkının usulüne uygun korunup korunmadığıdır. Rehber TTK ve TBK ekseninde, muhalefet şerhi ve delil düzenine odaklanır.
Dava Hakkının Kaynağı
Toplantıda hazır bulunan pay sahibinin iptal davası açabilmesi, kural olarak olumsuz oy kullanması ve muhalefetini toplantı tutanağına geçirtmesine bağlıdır. Şerhin bu nedenle sadece muhalefetim vardır ifadesiyle yetinmemesi; hangi gündem maddesine, hangi sebeple karşı çıkıldığının kısaca yazılması gerekir. Toplantıya çağrının usulsüz olması gibi hâllerde ise farklı bir konum söz konusudur ve bu durumun ayrıca belgelendirilmesi gerekir.
Toplanacak Belgeler
- Toplantı çağrısı, gündem, ilan ve pay sahiplerine yapılan bildirimler
- Hazır bulunanlar listesi, vekâletnameler ve toplantı tutanağının imzalı hâli
- Finansal tablolar, denetim raporu ve gündem maddelerine ilişkin ekler
- Ticaret sicil kayıtları ve karar defteri örnekleri
- Bilgi alma ve inceleme talebine verilen yanıtlar
Süre ve Yetkili Mahkeme
İptal davası, kanunda öngörülen üç aylık süre içinde açılmalıdır ve bu süre karar tarihinden itibaren işler. Dava, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki ticaret mahkemesinde şirkete karşı açılır. Sürenin kısalığı nedeniyle karar tarihinin ve tutanağın tesliminin belgeyle sabitlenmesi gerekir. Kararın butlanına dayanılıyorsa hukuki rejim farklıdır; bu ayrım dilekçede açıkça yapılmalıdır.
Delil Sözleşmesinin Rolü
Ortaklar arasındaki pay devri, oy sözleşmesi ya da pay sahipleri sözleşmelerinde ispat vasıtalarını sınırlayan delil sözleşmesi hükümlerine rastlanır. Bu tür hükümler, tarafların hangi konuda hangi delile dayanabileceğini önceden belirler ve uyuşmazlıkta doğrudan sonuç doğurur. Dava hazırlığında sözleşme metninin bu yönden okunması, sunulacak delil listesini baştan şekillendirir.
Usule Aykırı İşlem Riskleri
- Muhalefet şerhinin tutanağa geçirilmemesi ya da imzalanmadan toplantıdan ayrılınması
- Davanın yönetim kurulu üyelerine yöneltilerek husumetin yanlış kurulması
- Kararın uygulanmasının durdurulmasına ilişkin tedbir talebinin ileri sürülmemesi
- Tescil edilmiş kararlar bakımından sicil müdürlüğüne bildirim yapılmaması
- Aynı toplantıdaki birden fazla kararın tek gerekçeyle iptal istenmesi
Buradaki açıklamalar genel bilgi amaçlıdır; şirket türü, esas sözleşme hükümleri ve toplantı tutanağının içeriği sonucu değiştirebileceğinden, üç aylık süre işlerken hukuki destek alınması yerinde olur.