İçeriğe geç
AC

Genel Kurul Kararının İptalinde Yetkili Mahkeme ve Delil Sözleşmesinin Sınırları

26 Mayıs 2026 Ticaret Hukuku 2 dk okuma 77 görüntülenme Son güncelleme: 4 Ağustos 2026

Anonim ve limited şirketlerde genel kurul kararları, alındıkları anda şirket iradesine dönüşür. Bu kararlara karşı çıkmak isteyen pay sahibinin elindeki asıl araç iptal davasıdır; ancak dava açılmadan önce iki teknik soruya kesin yanıt verilmelidir: hangi mahkeme, hangi süre. TTK'nın öngördüğü kısa süre kaçırıldığında karar kesinleşir ve içeriği ne kadar tartışmalı olursa olsun geçerliliğini korur.

Görev ve Yetkinin Kesişimi

Şirketler hukukundan doğan uyuşmazlıklar mutlak ticari dava niteliğindedir ve asliye ticaret mahkemesinde görülür. Ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde bu sıfatla asliye hukuk mahkemesi görev yapar. Yetki bakımından ise TTK, şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesini esas alır ve bu yetki kuralı sözleşmeyle değiştirilebilir bir kural gibi ele alınamaz. Pay sahibinin ikametgâhının başka bir ilde olması ya da genel kurulun fiilen farklı bir yerde toplanmış olması sonucu değiştirmez.

İptal ile Butlan Arasındaki Fark

Kanuna, esas sözleşmeye veya dürüstlük kuralına aykırılık iptal sebebidir ve süreye bağlıdır. Buna karşılık pay sahibinin vazgeçilmez haklarını ortadan kaldıran, eşit işlem ilkesini temelden zedeleyen veya sermayenin korunmasına aykırı düşen kararlar için butlanın tespiti gündeme gelir; bu talep süreye bağlı değildir. Dilekçede talebin hangisi olduğunun net biçimde belirtilmesi, süre itirazına karşı en güçlü savunmadır. Uygulamada iki talep terditli olarak birlikte ileri sürülebilir.

Delil Sözleşmesi Neyi Bağlar, Neyi Bağlamaz?

Pay sahipleri sözleşmesi veya esas sözleşmeye eklenen kayıtlarla, taraflar arasındaki bazı olguların yalnızca belirli delillerle ispat edileceği kararlaştırılabilir. HMK sistematiğinde delil sözleşmesi tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri konularla sınırlıdır. Genel kurulun toplantı ve karar yeter sayıları, çağrı usulü ve toplantı tutanağının şekli gibi kamu düzenine yakın duran konularda, tarafların yaptığı bir delil sözleşmesinin mahkemeyi bağlaması beklenemez. Bu nedenle "her hâlde tanık dinlenmeyecektir" biçimindeki geniş kayıtlara güvenerek belge toplamayı ihmal etmek riskli bir tercihtir.

Dosyayı Ayakta Tutan Belgeler

  1. Genel kurul toplantı tutanağı ve hazır bulunanlar listesinin onaylı örneği
  2. Çağrı ilanının Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'ndeki yayımı ve pay sahiplerine yapılan bildirimler
  3. Muhalefet şerhinin tutanağa geçirildiğini gösteren sayfa
  4. Toplantı öncesi incelemeye sunulması gereken finansal tablolar ve faaliyet raporu
  5. Vekâletnamelerin ve temsil belgelerinin usulüne uygunluğunu gösteren kayıtlar

Muhalefet şerhinin tutanağa işlenmemiş olması, iptal davasında en sık karşılaşılan ve sonradan giderilmesi güç eksikliktir. Toplantı sırasında şerhin yazdırıldığından ve tutanağın ilgili sayfasının imzalandığından emin olunmalıdır.

Teminat ve Kayıt Riski

İptal davasında mahkeme, şirketin muhtemel zararına karşılık teminat gösterilmesine karar verebilir; ayrıca kararın icra edilmemesi için tedbir talebi ayrıca ve gerekçeli olarak ileri sürülmelidir.

Burada anlatılanlar genel çerçeveyi tanıtır. Şirketin türü, pay yapısı ve toplantı tutanağının içeriği sonucu belirleyeceğinden, karar tarihini izleyen günlerde hukuki destek almanız faydalı olacaktır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla