İçeriğe geç
AC

Genel Kurul Uyuşmazlıklarında Görevli Mahkeme, Kesin Yetki ve Delil Sözleşmesi

26 Mayıs 2026 Ticaret Hukuku 2 dk okuma 78 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

Anonim ve limited şirketlerde genel kurul kaynaklı uyuşmazlıklar çoğu zaman esasa girilmeden, görev ve yetki tartışmasında şekillenir. TTK ve 6102 sayılı Kanun ekseninde yürüyen bu dosyalarda taraflar arasındaki delil sözleşmesi ise ispat düzenini baştan değiştirebilir. Aşağıda mahkeme ve yetki analizinin nasıl kurulacağı, usule aykırı işlem riskinin hangi aşamada doğduğu ele alınmaktadır.

Görev Kuralı Neden Tartışmaya Kapalıdır

Genel kurul kararlarının iptali veya butlanının tespiti talepleri ticari dava niteliğindedir ve asliye ticaret mahkemesinde görülür. Görev kamu düzenindendir; taraflar sözleşmeyle değiştiremez, mahkeme yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetir. Asliye hukuk mahkemesinde açılan dosyada görevsizlik kararı verilir ve kanunda öngörülen kısa süre içinde görevli mahkemeye başvurulmazsa dava açılmamış sayılır; bu durumda hak düşürücü süre de kesintisiz işlemiş olur.

Yetkide Belirleyici Olan Şirket Merkezidir

İptal davalarında yetki, şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesine aittir ve bu yetki kesindir. Uygulamada şube adresi, fiilî faaliyet yeri ya da pay sahibinin ikametgâhı üzerinden dava açılması sık rastlanan bir hatadır. Ticaret sicili kayıtları ile dava tarihindeki merkez adresi karşılaştırılmadan dilekçe verilmemelidir. Merkez nakli varsa tescil tarihi ile genel kurul tarihinin hangisinin esas alınacağı ayrıca değerlendirilmelidir.

Süre ve Dava Şartı Kontrol Listesi

  • İptal davası için kanunda öngörülen üç aylık hak düşürücü süre, karar tarihinden itibaren hesaplanır.
  • Toplantıda muhalefet şerhinin tutanağa geçirilmiş olması, pay sahibinin dava hakkı yönünden ayrıca denetlenmelidir.
  • Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan bağlantılı taleplerde arabuluculuk dava şartının işletilip işletilmediği kontrol edilmelidir.
  • Tüzel kişiliğin doğru temsilcisine yöneltilmeyen dilekçe husumet sorunu doğurur.

Delil Sözleşmesinin İspat Düzenine Etkisi

Esas sözleşmeye veya pay sahipleri sözleşmesine konulan delil kayıtları, belirli vakıaların yalnızca belirli delillerle ispatını öngörebilir. Ancak münhasır nitelikteki bir delil sözleşmesi, hâkimin kendiliğinden araştırdığı ve kamu düzenine ilişkin konularda beklenen sonucu doğurmaz. TBK çerçevesinde geçerlilik denetimi yapılırken, tarafın ispat hakkını tümüyle ortadan kaldıran kayıtların geçersiz sayılabileceği gözden kaçırılmamalıdır.

Dosya Kurgusunda Pratik Sıra

  1. Ticaret sicil kayıtlarından merkez, temsil yetkisi ve karar tarihi doğrulanır.
  2. Toplantı çağrısı, gündem ve hazır bulunanlar listesi usul yönünden incelenir.
  3. Muhalefet şerhi ile tebligat evrakı tarih sırasına dizilir.
  4. Delil sözleşmesi varsa kapsamı ve geçerliliği ayrı bir başlıkta tartışılır.
  5. İptal talebiyle birlikte istenecek tedbirin gerekçesi ayrıca yazılır.

Buradaki açıklamalar genel niteliktedir; her şirketin sicil durumu ve toplantı belgeleri farklı sonuç doğurabilir. Dava yolunu seçmeden önce dosyanın bir avukatla birlikte değerlendirilmesi yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla