İçeriğe geç
AC

Genel Kurul Kararlarında Delil Sözleşmesi: Süre ve Usul Planı

26 Mart 2026 Ticaret Hukuku 2 dk okuma 74 görüntülenme Son güncelleme: 10 Ağustos 2026

Bir genel kurul kararına karşı çıkmak isteyen ortağın önündeki en dar geçit süredir: TTK, iptal davası için karar tarihinden işleyen kısa ve hak düşürücü bir süre öngörür. Ortaklar arasında ayrıca bir delil sözleşmesi yapılmışsa tablo daha da karmaşıklaşır. Bu rehber, TTK ve 6102 sayılı Kanun ile TBK ekseninde, bu iki unsurun aynı dosyada nasıl yönetileceğini ele alır.

İptal, Butlan ve Yokluk Ayrımı Zamanı Belirler

Genel kurul kararlarına yönelik itirazlar tek bir kalıba girmez. Kanuna, ana sözleşmeye veya dürüstlük kuralına aykırılık iddiası iptal davasının konusudur ve kısa hak düşürücü süreye tabidir. Buna karşılık ortakların vazgeçilmez haklarını ortadan kaldıran ya da anonim şirketin temel yapısını bozan kararlar bakımından butlan ileri sürülebilir ve bu iddia aynı süre sınırına bağlı değildir. Bu nitelendirme baştan yapılmadığında, süresi geçmiş bir iptal talebiyle uğraşılırken butlan sebepleri hiç ileri sürülmemiş olur.

Muhalefet Şerhi: Dava Hakkının Ön Koşulu

Toplantıda hazır bulunan ve karara olumsuz oy veren ortağın, muhalefetini toplantı tutanağına geçirtmesi iptal davası açabilmek bakımından belirleyicidir. Bu nedenle toplantı günü yapılması gerekenler, davadan önce gelen bir usul aşamasıdır:

  1. Çağrının usulüne uygun yapılıp yapılmadığının toplantı öncesinde tespit edilmesi.
  2. Hazır bulunanlar listesindeki temsil belgelerinin incelenmesi.
  3. Olumsuz oyun ve gerekçesinin tutanağa açık biçimde yazdırılması.
  4. Tutanak örneğinin toplantı çıkışında temin edilmesi.

Delil Sözleşmesinin Sınırı Nerede?

Ortaklar aralarındaki ilişkide belirli vakıaların yalnızca belirli belgelerle ispatlanacağını kararlaştırabilir. Ancak genel kurul uyuşmazlığında tartışılan konuların bir kısmı, tarafların iradesiyle şekillendirilemeyecek usul ve kamu düzeni meselelerine dokunur: çağrı usulü, toplantı ve karar yeter sayıları, tutanağın düzenlenmesi gibi hususlar sicil ve tutanak kayıtlarıyla belirlenir. Bu nedenle delil sözleşmesi, ortaklar arasındaki sözleşmesel iddialar bakımından etkili olurken, kararın geçerliliğine ilişkin usul denetimini daraltma işlevi göremez. Dilekçe kurulurken bu iki alan ayrı başlıklar altında ele alınmalıdır.

Yürütmenin Askıya Alınması

İptal davası açılmış olması, kararın uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz. Kararın icrası şirket yapısında geri dönülemez sonuçlar doğuracaksa, kararın uygulanmasının geri bırakılmasına yönelik talebin dava dilekçesiyle birlikte ve somut zarar gerekçesiyle ileri sürülmesi gerekir.

Sık Görülen Usul Hataları

  • Davanın şirket yerine yönetim kurulu üyelerine yöneltilmesi.
  • Süre içinde açılan davada iptal sebeplerinin sonradan genişletilmeye çalışılması.
  • Ticaret sicilindeki tescil ve ilan tarihlerinin dosyaya hiç sunulmaması.
  • Toplantıya katılmayan ortağın, davanın koşullarını gösteren belgeleri hazırlamaması.

Yukarıdaki açıklamalar genel çerçeveyi yansıtır. Şirket türü, ana sözleşme hükümleri ve karar içeriği süre ve usul değerlendirmesini değiştirebileceğinden, karar tarihinin ardından gecikmeden belgelerin incelenmesi gerekir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla