İçeriğe geç
AC

Ticari Sözleşme Uyuşmazlığında İhtiyati Tedbirin Zamanlaması

13 Haziran 2026 Ticaret Hukuku 2 dk okuma 83 görüntülenme Son güncelleme: 15 Ağustos 2026

Ticari uyuşmazlıklarda ihtiyati tedbir, çoğu zaman dosyanın en erken ve en belirleyici adımıdır. Doğru zamanda talep edilmediğinde, sonradan alınacak karar fiilî durumu değiştirmeye yetmeyebilir. TTK ve TBK hükümlerinin, 6102 sayılı Kanun'un şirketler hukukuna ilişkin düzenlemeleriyle birlikte işlediği dosyalarda tedbir talebinin usul takvimi baştan kurulmalıdır.

Talebin dayanağını yaklaşık ispat düzeyinde kurmak

Tedbir aşamasında esas hakkındaki ispat düzeyi aranmaz; ancak talebin soyut iddiaya dayanması da kabul edilmez. Bu nedenle sözleşme metni, ifa ve ödeme kayıtları, ihtarname ve yazışmalar; talebin dayandığı olguyu doğrudan gösterecek biçimde seçilmelidir. Dosyaya ne kadar çok belge konulduğu değil, hangi belgenin hangi olguyu kanıtladığı önemlidir.

Tedbir türünü uyuşmazlığa göre seçmek

  • Devir veya tasarrufun önlenmesine yönelik talepler
  • Teminat veya banka teminat mektubunun paraya çevrilmesine ilişkin talepler
  • Ticari defter ve kayıtların korunmasına yönelik talepler
  • Rekabet yasağı ve gizlilik yükümlülüğüne aykırılığın durdurulmasına ilişkin talepler

Teminat ve karar sonrası yükümlülükler

Tedbir kararı verilmesi süreci bitirmez; kararın uygulanması ve ardından esasa ilişkin sürecin kanunda öngörülen süre içinde başlatılması gerekir. Bu adım atlandığında karar kendiliğinden etkisini yitirebilir ve karşı tarafın zarar iddiası gündeme gelir. Teminat tutarının ve türünün karar metninde nasıl belirlendiği de ayrıca izlenmelidir.

Usule aykırı işlem riskinin kaynağı

Uygulamada sık rastlanan hata, dava şartı niteliğindeki arabuluculuk aşaması ile tedbir talebinin ilişkisinin yanlış kurulmasıdır. İkinci hata, tedbir talebinin karşı tarafa haber verilme ihtimali gözetilmeden, karar öncesinde muhataba ihtar gönderilerek malvarlığının korunmasına imkân tanınmasıdır. Üçüncüsü ise karara karşı itiraz yolunun ve süresinin takvime işlenmemesidir.

Esas dosyayla bütünlük

Tedbir aşamasında ileri sürülen olgular ile esas dilekçedeki anlatım çelişmemelidir. İki metin farklı zamanlarda ve farklı kişiler tarafından hazırlandığında ortaya çıkan tutarsızlık, karşı tarafın savunmasının merkezine yerleşir. Bu nedenle her iki metnin ortak bir olay çizelgesinden üretilmesi önerilir.

Yukarıdaki açıklamalar genel niteliktedir. Sözleşmenin türü, tarafların sıfatı ve uyuşmazlığın konusu farklı sonuçlar doğurabileceğinden, tedbir talebi öncesinde profesyonel değerlendirme alınması gerekir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla