Sermaye şirketlerinde genel kurul kararı alındığı anda uygulanabilir hâle gelir; iptal davası açılmış olması tek başına kararın icrasını durdurmaz. Bu yüzden pay sahibinin iki ayrı hamlesi vardır: iptal talebini süresinde ileri sürmek ve gerekiyorsa ihtiyati tedbirle uygulamayı geciktirmek. Aşağıda TTK ve TBK uygulamasında bu iki hamlenin sırası ile hak düşürücü süre riski anlatılmaktadır.
Muhalefet Şerhi Dava Hakkının Anahtarıdır
Toplantıda hazır bulunan pay sahibinin iptal davası açabilmesi, kural olarak olumsuz oy kullanması ve muhalefetini tutanağa geçirmesine bağlıdır. Bu nedenle toplantı sırasında muhalefetin hangi gündem maddesine ilişkin olduğu açık biçimde yazdırılmalı, tutanağın imzalı örneği alınmalıdır. Toplantıya çağrının usulsüz yapılması, gündemin duyurulmaması veya katılım engellenmesi gibi hâllerde ise toplantıda bulunmayan pay sahibi de dava açabilir; bu ihtimalde çağrı belgelerinin ve tebligat kayıtlarının toplanması önem taşır.
İptal Sebeplerinin Ayrıştırılması
Dava dilekçesinde sebepler karıştırılmadan sıralanmalıdır:
- Çağrı ve gündem usulüne aykırılık
- Toplantı ve karar nisaplarındaki eksiklik
- Eşit işlem ilkesine ve dürüstlük kuralına aykırılık
- Bilgi alma ve inceleme hakkının engellenmesi
- Pay sahibinin vazgeçilmez haklarına dokunan içerik
Bu sıralama önemlidir; çünkü bazı sakatlıklar iptal değil butlan sonucu doğurur. Butlan iddiası süreye bağlı olmadığından, iptal süresi kaçırılmış dosyalarda kararın içeriğinin bu yönden incelenmesi gerekir. Ancak her usulsüzlüğün butlan sayılmadığı unutulmamalıdır.
Üç Aylık Süre ve Başlangıç Anı
İptal davası, karar tarihinden itibaren işleyen üç aylık hak düşürücü süreye tabidir. Süre içinde dava açılmazsa karar geçerliliğini korur. Uygulamada kayıp genellikle şu nedenlerle yaşanır: tutanağın tescil ve ilanının beklenmesi, şirket içi yazışmalarla çözüm arayışının uzaması ya da yönetim kurulundan bilgi talebinin sonuçlanmasının beklenmesi. Bu girişimler süreyi durdurmaz; paralel yürütülmelidir.
İhtiyati Tedbirin Kapsamı ve Sınırı
Kararın uygulanmasının geri bırakılması istemi, dava dilekçesiyle birlikte ya da ayrıca ileri sürülebilir. Talepte, kararın uygulanması hâlinde doğacak zararın neden telafisi güç olduğu somutlaştırılmalıdır. Sermaye artırımı, pay devri, temsil yetkisinin değiştirilmesi veya taşınmaz satışı gibi geri dönüşü zor işlemlerde bu gerekçe daha güçlüdür. Tedbir kararı verilmesi hâlinde teminat istenebileceği, tedbirin haksız çıkması durumunda ise tazminat sorumluluğu doğabileceği baştan hesaba katılmalıdır.
Dava Sürerken Şirket İşleyişi
Dava boyunca şirket faaliyetinin sürmesi gerektiğinden, tedbir talebi mümkün olduğunca dar ve ölçülü kurulmalıdır. Tüm genel kurul kararlarının durdurulmasını isteyen geniş talepler, ölçülülük denetiminde zayıf kalabilir. Talep, iptali istenen gündem maddesiyle sınırlandırıldığında kabul ihtimali artar.
Buradaki açıklamalar genel niteliktedir. Pay yapısı, esas sözleşme hükümleri ve toplantı tutanağının içeriği her uyuşmazlıkta farklı sonuç doğurabileceğinden, dava öncesinde belgeler üzerinden ayrıca değerlendirme yapılması yerinde olur.