Anonim ve limited şirketlerde genel kurul kararlarına yönelik uyuşmazlıklar, çoğu zaman kararın içeriğinden değil kararın alınış biçiminden doğar. Çağrının usulüne uygun yapılmaması, gündeme bağlılık ilkesinin ihlali ya da toplantı ve karar yeter sayılarındaki eksiklikler, esasa hiç girilmeden sonuç doğurabilir. TTK ve TBK ekseninde bu rehber, iptal talebinin belge temelini ve ticari uyuşmazlıklardaki dava şartını ele alıyor.
Toplantı Dosyasını Yeniden Kurmak
- Çağrı ilanı, ilan tarihi ve pay sahiplerine yapılan bildirimlere ilişkin kayıtlar
- Gündem metni ve gündemde yapılan değişikliklere ilişkin evrak
- Hazır bulunanlar listesi ve temsil belgeleri
- Toplantı tutanağı ile muhalefet şerhlerinin yer aldığı sayfalar
- Finansal tablolar, yönetim kurulu raporu ve varsa denetim raporu
- Ticaret sicil kayıtları ve tescil edilen karar örnekleri
Muhalefet Şerhinin Belirleyiciliği
Toplantıda hazır bulunan pay sahibinin iptal talebinde bulunabilmesi için karara muhalif kaldığını tutanağa geçirtmesi aranır. Bu adım atlandığında, esasa ilişkin ne kadar güçlü iddia bulunursa bulunsun talep dinlenmeyebilir. Şerh yazılırken hangi gündem maddesine, hangi gerekçeyle karşı çıkıldığı somut biçimde yazılmalıdır; genel bir muhalefet ifadesi ileride kapsamı tartışmalı hâle getirir. Toplantıya çağrılmamış ya da katılması engellenmiş pay sahibi bakımından durum farklı değerlendirilir.
Butlan ile İptal Edilebilirliği Ayırt Etmek
Bazı kararlar süreye bağlı iptal talebinin konusu iken, bazıları baştan itibaren geçersiz kabul edilir. Pay sahibinin vazgeçilmez nitelikteki haklarını ortadan kaldıran ya da eşitlik ilkesine aykırı düşen kararlar bu ikinci grupta değerlendirilebilir. Talebin hangi başlıkla ileri sürüldüğü, süre tartışmasının sonucunu doğrudan etkiler; bu nedenle nitelendirme dilekçe yazımından önce yapılmalıdır.
Kararın Uygulanmasını Durdurmak
İptal talebi incelenirken kararın icra edilmesi, sermaye artırımı ya da yönetim değişikliği gibi geri dönüşü güç sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına yönelik talep, dava dilekçesiyle birlikte ve şirketin somut durumuna dayandırılarak ileri sürülmelidir. Tescil edilmiş bir karar söz konusuysa, sicil kaydına ilişkin talebin de ayrıca yazılması gerekir.
Dava Şartı Arabuluculuk ve Ortaklar Arası Çözüm
Ticari nitelikteki konusu para olan alacak ve tazminat talepleri bakımından dava öncesi arabuluculuk bir dava şartıdır; buna karşılık her ticari uyuşmazlık bu kapsamda değildir. Talebin niteliği yanlış değerlendirildiğinde dosya usulden sonuçlanır. Ortaklar arasındaki güven ilişkisinin sürdürülebilir olduğu hâllerde, pay devri ya da yönetimde temsil üzerine kurulacak bir mutabakat, uzun yargılamadan daha işlevsel sonuç verebilir. Böyle bir metin hazırlanırken, kararın sicildeki durumunun nasıl düzeltileceği de yazılmalıdır.
Yukarıdaki değerlendirmeler genel niteliktedir ve şirketinizin esas sözleşmesi farklı düzenlemeler içerebilir. Toplantı sonrası süreler kısa işlediğinden, karar örneğiyle birlikte hızlıca hukuki görüş alınması yerinde olur.