İçeriğe geç
AC

Genel Kurul Kararlarına Karşı Dava: Ticari Dava Şartı ve Usul Rehberi

26 Mart 2026 Ticaret Hukuku 2 dk okuma 63 görüntülenme Son güncelleme: 10 Ağustos 2026

Anonim ve limited şirketlerde genel kurul kararına yönelik itirazlar, çoğu zaman kararın içeriğinden değil, toplantının nasıl yapıldığından doğar. Çağrı usulü, gündem, temsil ve oylama basamaklarındaki bir aksaklık kararın akıbetini belirler. Bu rehber TTK ve TBK ekseninde, dava açmadan önce yapılması gereken usul kontrolünü ele alır.

Önce Sakatlığın Türünü Belirleyin

Aynı toplantıdan doğan üç ayrı sonuç mümkündür: kararın iptali, butlan ve yokluk. İptal, kanuna, esas sözleşmeye veya dürüstlük kuralına aykırılık halinde gündeme gelir ve TTK'da öngörülen hak düşürücü süreye tabidir. Butlan halinde ise karar baştan hüküm doğurmaz ve bu husus kural olarak süreye bağlı değildir. Dilekçenin hangi iddiaya dayandığı baştan belirlenmezse, süre yönünden yapılan tek bir hata bütün dosyayı işlevsiz bırakır.

Muhalefet Şerhi Neden Bu Kadar Önemli

Toplantıda hazır bulunup karara olumsuz oy veren ortağın, muhalefetini tutanağa geçirtmesi iptal davasında dava hakkının temel dayanaklarındandır. Uygulamada muhalefetin sözlü olarak dile getirilip tutanağa yazdırılmaması, sonradan telafisi güç bir eksiklik yaratır. Çağrının usulsüz yapıldığı veya gündeme bağlılık ilkesinin ihlal edildiği iddiaları ise toplantıya katılım durumundan bağımsız olarak ayrıca değerlendirilir.

Ticari Dava Şartı Arabuluculuk Burada Uygulanır mı

TTK kapsamında dava şartı olarak öngörülen arabuluculuk, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri bakımından gündeme gelir. Genel kurul kararının iptali istemi ise para alacağı niteliğinde olmadığından bu zorunluluğun kapsamı dışında kalır. Buna karşılık iptal talebiyle birlikte tazminat da isteniyorsa, para talebi yönünden arabuluculuk basamağının işletilmesi gerekir. Bu ayrımın gözden kaçması, dosyanın kısmen usulden reddine yol açabilir.

Dava Açılırken Kontrol Listesi

  1. Toplantı çağrısının ilan ve bildirim usulüne uygunluğu
  2. Hazır bulunanlar listesi ve temsil belgelerinin geçerliliği
  3. Gündemde bulunmayan konuda karar alınıp alınmadığı
  4. Toplantı ve karar yeter sayılarının tutanaktan doğrulanması
  5. Kararın ticaret siciline tescil edilip edilmediği ve tescil tarihi

Tescil ve Uygulanma Riski

Dava açılması, kararın uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz. Sermaye artırımı, pay devri veya yönetim değişikliği gibi kararlarda tescilin ardından üçüncü kişiler yönünden yeni durumlar doğabilir. Bu nedenle kararın icrasının geri bırakılmasına ilişkin talep, dava dilekçesiyle birlikte ve gerekçelendirilmiş biçimde ileri sürülmelidir. Teminat istenebileceği de baştan öngörülmelidir.

Şirketler hukukuna ilişkin bu açıklamalar genel çerçeve sunar; esas sözleşme hükümleri ve toplantı tutanağının içeriği sonucu tümüyle değiştirebilir. Karar tarihini kaçırmamak için belgeleri erkenden bir hukukçuya incelettirmek yerinde olacaktır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla