İçeriğe geç
AC

Genel Kurul Kararına İtirazda Yetki: Muhalefet Şerhi, Belge Toplama ve Süre Yönetimi

26 Mart 2026 Ticaret Hukuku 2 dk okuma 67 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

Anonim ve limited şirketlerde genel kurul kararlarına yönelik itirazlar, çoğu zaman toplantı salonunda kaybedilir. Çünkü dava açma hakkının doğması için gereken adımların bir kısmı, karar alınırken atılmak zorundadır. Bu rehber, genel kurul kararının iptali sürecinde delil hazırlığını ve yetkili mahkeme sorununu birlikte ele alır.

Dava Hakkı Kime Ait?

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, iptal davası açabilecekleri sınırlı biçimde belirler. Toplantıda hazır bulunup karara olumsuz oy veren ve bunu tutanağa geçirten pay sahibi ilk sırada gelir. Toplantıya çağrının usulsüz olması, gündemin gereği gibi ilan edilmemesi gibi hâllerde ise toplantıda bulunmayan pay sahiplerinin de dava hakkı doğabilir. Yönetim kurulu üyeleri bakımından ise kararın uygulanmasının kişisel sorumluluk doğurması ölçütü öne çıkar. Dava açmadan önce yanıtlanması gereken ilk soru, davacı sıfatının hangi başlığa dayandığıdır.

Muhalefet Şerhi: Tek Cümlelik Delil

Uygulamada dosyaların önemli bir kısmı, olumsuz oyun tutanağa yazdırılmamış olması nedeniyle daha başlangıçta zayıflar. Şerh kısa olabilir ama açık olmalıdır: hangi gündem maddesine, hangi gerekçeyle karşı çıkıldığı belirtilmelidir. Toplantı bitiminde tutanağın imzalı örneğinin talep edilmesi, sonrasında yaşanacak metin tartışmalarını da önler.

Toplanması Gereken Belgeler

  • Çağrı ilanı, gündem ve varsa ek gündem bildirimleri
  • Hazır bulunanlar listesi ve temsil belgeleri
  • Toplantı tutanağı ve varsa bakanlık temsilcisi raporu
  • Finansal tablolar, yönetim kurulu faaliyet raporu ve denetim belgeleri
  • Tescil ve ilan kayıtları ile pay defteri örneği

Bu belgelere ulaşamayan pay sahibi bakımından bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılması, davadan önce atılabilecek etkili bir adımdır.

Yetkili Mahkeme ve Süre

Genel kurul kararlarının iptali istemi, şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde ileri sürülür. Pay sahibinin kendi ikametgâhındaki mahkemede açtığı dava, yetki itirazıyla karşılaşır ve dosyanın gönderilmesi zaman kaybettirir. Bu süre kaybı özellikle önemlidir, çünkü iptal davası kararın alındığı tarihten itibaren işleyen kısa ve hak düşürücü bir süreye tabidir. Sürenin geçmesi, kararın sakatlığını tartışma imkânını fiilen ortadan kaldırır.

Yokluk, Butlan ve İptal Ayrımı

Her sakat karar iptal davasının konusu değildir. Kanuna aykırılığı ağır olan, pay sahibinin vazgeçilmez haklarını ortadan kaldıran veya sermayenin korunması ilkesine aykırı düşen kararlar bakımından butlanın tespiti gündeme gelir ve bu talep süreye bağlı değildir. Çağrının hiç yapılmadığı hâllerde ise kararın yokluğu ileri sürülebilir. Nitelendirmenin baştan doğru yapılması, süre geçmiş dosyalarda dahi yol açabilir. Ayrıca kararın icrasının geri bırakılması talebi, tescil edilmesi muhtemel kararlar bakımından ayrıca değerlendirilmelidir.

Buradaki açıklamalar genel niteliktedir. Şirket türü, esas sözleşme hükümleri ve toplantı tutanağının içeriği sonucu değiştirebileceğinden, belgeler üzerinden mesleki inceleme yapılması önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla