İçeriğe geç
AC

Genel Kurul Kararına Karşı Dava: Ticaret Mahkemesinin Yetkisi ve Hak Düşürücü Süre

21 Mayıs 2026 Ticaret Hukuku 2 dk okuma 72 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

Anonim ve limited şirketlerde genel kurul kararlarına yönelik itirazlar, TTK ve 6102 sayılı Kanun çerçevesinde dar bir zaman penceresi içinde kullanılır. Bu rehber, karar alındıktan sonra hangi mahkemeye, nerede ve ne kadar sürede başvurulacağı sorusuna odaklanıyor; çünkü uygulamada kaybedilen davaların önemli bölümü esastan değil, süre ve merci hatasından kaynaklanır.

İptal mi, Butlan mı: Ayrım Süreyi Belirler

Kanuna, esas sözleşmeye veya dürüstlük kuralına aykırı kararlara karşı iptal davası açılabilir; buna karşılık ortağın vazgeçilemez haklarını ortadan kaldıran, sermayenin korunmasına aykırı düşen kararlar için butlanın tespiti gündeme gelir. İptal davası belirli bir hak düşürücü süreye tabidir ve bu süre geçtikten sonra kararın esası tartışılamaz; butlan iddiası ise süreye bağlı olmaksızın ileri sürülebilir. Dolayısıyla dilekçe kurulmadan önce kararın hangi kategoriye girdiği netleştirilmelidir.

Dava Hakkı Kimde: Muhalefet Şerhinin Rolü

Toplantıda hazır bulunup karara olumsuz oy veren ve muhalefetini tutanağa geçirten pay sahibi ile toplantıya usulsüz çağrı nedeniyle katılamayan pay sahibinin durumu farklıdır. Bu yüzden hazirun cetveli, çağrı ilanı, vekâletnameler ve toplantı tutanağının aslı, dava açılmadan önce temin edilmesi gereken belgelerdir. Muhalefet şerhinin lafzı sonradan yapılacak tartışmanın sınırını çizdiğinden, genel kurul anında yazılan cümle bile dosyanın kaderini etkiler.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Şirketler hukukundan kaynaklanan bu uyuşmazlıklar asliye ticaret mahkemesinde görülür; ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde bu sıfatla asliye hukuk mahkemesi görev yapar. Yer bakımından yetki şirket merkezinin bulunduğu yere göre belirlenir. Merkez adresi ile fiilen faaliyet gösterilen adres farklıysa, ticaret sicil kaydındaki merkez esas alınır; sicil gazetesi örneğinin dilekçe ekine konulması bu tartışmayı baştan kapatır.

Yürütmenin Geri Bırakılması ve Sicil Boyutu

Dava açılması tek başına kararın uygulanmasını durdurmaz. Tescile tabi bir karar söz konusuysa, dava sonuçlanmadan tescil gerçekleşebilir ve fiilî durum değişir. Bu nedenle talep edilecek geçici koruma tedbirleri, dava dilekçesiyle eşzamanlı olarak ve somut zarar tehlikesi gösterilerek istenmelidir.

  1. Karar metni, tutanak ve hazirun cetveli tarih sırasıyla dosyalanır.
  2. Karar iptal edilebilir mi yoksa batıl mı, ayrımı yazılı olarak gerekçelendirilir.
  3. Dava açma süresinin son günü ve ara kontrol tarihleri takvime işlenir.
  4. Tescil riski varsa geçici koruma talebi aynı dilekçede kurulur.
  5. Ret ihtimaline karşı sorumluluk ve bilgi alma talepleri ayrıca değerlendirilir.

Yukarıdaki açıklamalar genel niteliktedir; pay yapısı, esas sözleşme hükümleri ve toplantının yapılış biçimi sonucu değiştirebilir. Genel kurul kararının tebliğinden veya öğrenilmesinden itibaren gecikmeden hukuki değerlendirme yaptırmanız önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla