Ortaklar arasındaki anlaşmazlıklar, genel kurul kararlarına yönelik itirazlar ve yönetim organının işlemlerinden doğan talepler farklı usul rejimlerine tabidir. Bazı talepler dava şartı arabuluculuğa tabiyken, bazıları doğrudan mahkemeye götürülür ve kısa hak düşürücü sürelere bağlıdır. Bu ayrımı baştan yapmamak, TTK kapsamındaki en pahalı usul hatalarından biridir.
Önce Talep Tipi Ayrıştırılır
- Para alacağı içeren talepler: ticari dava niteliğindeki konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat davalarında arabuluculuk dava şartıdır.
- Genel kurul kararının iptali: kanunda öngörülen kısa süre içinde açılması gerekir; bu süre hak düşürücüdür ve uzatılamaz.
- Bilgi alma ve inceleme hakkı: önce şirket organlarına yöneltilir; sonuç alınamazsa mahkeme yolu açılır.
- Haklı sebeple fesih veya çıkma–çıkarma talepleri: ortaklık yapısına göre farklı usullere tabidir.
Arabuluculuk Başvurusunda Doğru Kurgu
Başvuruda tarafların ticaret unvanı, MERSİS bilgileri ve tebligata esas adresleri doğru yazılmalıdır. Talep konusu net bir tutar veya belirlenebilir bir hesaplama esasıyla gösterilmelidir; belirsiz talep, görüşmeyi sonuçsuz bırakır. Son tutanağın düzenlendiği tarih, sonraki dava süresi bakımından başlangıç noktası olduğundan, tutanağın bir örneği aynı gün alınmalıdır. Anlaşma sağlanamaması hâlinde son tutanağın dava dilekçesine eklenmemesi, dosyanın usulden reddine yol açabilir.
Süre Baskısı Olan Talepleri Öne Almak
- Genel kurul tarihi ve karara muhalefet şerhinin tutanağa geçirilip geçirilmediği kontrol edilir.
- Karara ilişkin iptal süresi takvime işlenir; arabuluculuk süreci beklenerek geçirilmez.
- Şirket kayıtlarının değişme ihtimali varsa, ticaret sicil kayıtları ve defter örnekleri erkenden temin edilir.
- Malvarlığı riski varsa, ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz talebi ayrı bir başlık olarak hazırlanır.
Delil Hazırlığı: Kayıtlar Şirkette, Süre Sizde
Şirket içi uyuşmazlıklarda delillerin büyük bölümü karşı tarafın elindedir. Bu nedenle dilekçede ticari defterlerin, yönetim kurulu karar defterinin, pay defterinin ve ilgili sözleşmelerin celbi açıkça talep edilmelidir. Ortaklar arası sözleşme (pay sahipleri sözleşmesi) varsa, TBK hükümleriyle 6102 sayılı Kanun düzenlemelerinin kesişimi ayrıca değerlendirilir; sözleşmesel yaptırımlar şirketler hukuku sonuçlarını her zaman doğrudan doğurmaz.
Uzlaşma mı, Dava mı?
Ortaklık devam ederken açılan davalar, şirketin ticari itibarını ve işleyişini de etkiler. Payın devri, kâr dağıtımına ilişkin protokol veya yönetimde temsil dengesinin yeniden kurulması gibi çözümler, çoğu zaman yargılamanın süresinden daha hızlı sonuç verir. Bu seçenek değerlendirilirken süreye tabi talepler askıya alınmamalı, koruyucu adımlar paralel yürütülmelidir.
Yukarıdaki çerçeve genel bilgilendirme amacı taşır; şirket türü, ortaklık yapısı ve uyuşmazlığın konusu izlenecek usulü değiştirir. Özellikle hak düşürücü süreye tabi taleplerde gecikmenin telafisi bulunmadığından, ilk adımı atmadan önce hukuki destek almanız yerinde olur.