Genel kurul kararlarına ilişkin uyuşmazlıklarda tartışma çoğu zaman kararın içeriğinden önce, kararın nasıl alındığı ve kime karşı hangi mahkemede ileri sürüleceği üzerinde düğümlenir. TTK ve 6102 ekseninde yürüyen bu süreçte, yanlış mercie yapılan başvuru yalnızca zaman değil, çoğu kez dava hakkının kendisini de tüketir. Aşağıdaki liste, dilekçe yazılmadan önce yapılması gereken kontrolleri sıralar.
Kararın sakatlık derecesini önce sınıflandırın
Bir genel kurul kararına yönelik itirazlar tek tip değildir. Çağrı usulüne veya toplantı nisabına ilişkin aykırılıklar iptal tartışmasını doğururken, kanunun emredici hükümlerine ya da ortakların vazgeçilmez haklarına dokunan kararlar için yokluk veya butlan iddiası gündeme gelir. Bu ayrım önemlidir; çünkü iptal davası kısa ve kesin bir süreye bağlıyken, butlanın tespiti bakımından tablo farklıdır. Sınıflandırma yanlış yapılırsa, süresi geçmiş bir iptal talebi butlan iddiası görünümüyle kurtarılamaz.
Mercii belirlerken sorulacak dört soru
- Şirketin merkezi ticaret siciline göre neresidir? Ticari nitelikteki bu uyuşmazlıklar asliye ticaret mahkemesinin alanındadır ve merkez, yetkiyi belirleyen temel ölçüttür.
- Talep bir para alacağı mı, yoksa kararın hükümsüzlüğü mü? Bu ayrım, arabuluculuğun dava şartı olup olmadığını etkiler.
- Uyuşmazlık esas sözleşmede geçerli bir tahkim kaydına mı tabi? Varsa, mahkemeye gitmek yetki itirazıyla karşılaşır.
- Talep bir sicil işleminin düzeltilmesine mi yöneliyor? Sicil müdürlüğü kararlarına ilişkin yol, iptal davasından ayrıdır.
Toplantı öncesi ve sırasında oluşturulacak delil
- Çağrı ilanının ve gündemin, pay defterindeki kayıtlarla birlikte saklanması
- Hazır bulunanlar listesinin imza ve temsil belgeleriyle karşılaştırılması
- Muhalefet şerhinin tutanağa açık ve gerekçeli biçimde yazdırılması
- Bilgi alma ve inceleme talebinin toplantı içinde yazılı olarak kayda geçirilmesi
- Vekâletname ve temsil belgelerindeki şekil eksikliklerinin toplantı anında not edilmesi
Muhalefet şerhi neden bu kadar belirleyici
Toplantıda karara katılmadığını usulüne uygun biçimde tutanağa geçirmeyen pay sahibi, sonraki aşamada dava ehliyeti tartışmasıyla karşılaşabilir. Salonda söylenen ancak tutanağa yansımayan itirazın hükmü yoktur. Muhalefet şerhinin hangi gündem maddesine yönelik olduğunun madde numarasıyla belirtilmesi, sonraki dilekçenin çerçevesini de kendiliğinden çizer.
Yürütmenin ertelenmesi talebini geç bırakmayın
Karar uygulanmaya başladıktan sonra verilecek bir hüküm, fiilî durumu her zaman geri çeviremez. Sermaye artırımı, yönetim değişikliği veya önemli bir varlık devri gündemdeyse, dava dilekçesiyle birlikte kararın icrasının geri bırakılmasına ilişkin talep ayrı ve gerekçeli biçimde ileri sürülmelidir. Bu talebin sonradan hatırlanması, çoğu zaman dosyanın seyrini değiştirmez.
Yukarıdaki değerlendirmeler genel çerçeve sunar; şirket türü, esas sözleşme hükümleri ve toplantının somut akışı sonucu belirler. Karar örneği ve tutanaklar üzerinden ayrıntılı bir hukuki inceleme yaptırılması yerinde olacaktır.