Haksız rekabet iddiaları, rakip işletmenin piyasadaki davranışını hedef aldığı için hem hızlı hareket etmeyi hem de iddiayı belgeye bağlamayı gerektirir. TTK ve TBK çerçevesinde açılacak davalarda iki teknik konu öne çıkar: görevli mahkemenin tespiti ve taraflar arasında yapılmış bir delil sözleşmesinin ispat düzenini ne ölçüde bağladığı.
Ticari Dava Niteliği ve Görev
TTK'da düzenlenen haksız rekabet hükümlerinden doğan davalar, tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava sayılır ve asliye ticaret mahkemesinde görülür. Bu, görevin taraf iradesiyle değiştirilemeyeceği anlamına gelir. Ayrıca belirli parasal sınırın altındaki ticari davalarda basit yargılama usulünün uygulanması, delillerin dilekçelerle birlikte sunulması yükünü ağırlaştırır.
Delil Sözleşmesi Neyi Bağlar, Neyi Bağlamaz?
Taraflar, aralarındaki ilişkiden doğacak uyuşmazlıkların belirli delillerle ispat edileceğini kararlaştırabilir. HMK bu imkânı tanır; ancak sözleşme, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği konularla sınırlıdır ve bir tarafın ispat hakkını fiilen ortadan kaldıracak biçimde yorumlanamaz. Haksız rekabet iddiası üçüncü kişilerin ve piyasanın menfaatine de dokunduğundan, sözleşmeyle yaratılan ispat kısıtının kapsamı dar yorumlanır.
Yetki ve Dava Türü Seçimi
Haksız rekabet davalarında davalının yerleşim yeri yanında, fiilin işlendiği veya sonuçlarının doğduğu yer mahkemesine de başvurulabilmesi gündeme gelir. Talep bakımından tespit, men ve maddi-manevi tazminat davaları birlikte veya ayrı ayrı açılabilir. Fiilin sürüyor olması hâlinde ihtiyati tedbir talebi, esas davanın sonucunu beklemeden zararın büyümesini durdurabilir; bu talebin yaklaşık ispat ölçüsünü karşılayacak belgeyle desteklenmesi gerekir.
Fiilin Kanıtı Nasıl Sabitlenir?
- İnternette yayımlanan içerik, tarihi görünecek biçimde ve kesintisiz olarak tespit ettirilmelidir.
- Ticari sır iddiasında bilginin gizli tutulduğunu gösteren iç düzenlemeler dosyaya konmalıdır.
- Müşteri kaybı iddiası, karşılaştırmalı satış verisiyle sayısallaştırılmalıdır.
- Çalışan üzerinden bilgi aktarımı iddiasında ilgili sözleşme hükümleri ve zamanlama gösterilmelidir.
- Delil kaybı riski varsa dava öncesi delil tespiti yoluna gidilmelidir.
Ekran görüntüsü tek başına zayıf bir delildir; içeriğin hangi tarihte ve hangi adreste yayımlandığını gösteren bağımsız bir tespit yapılmadığında karşı taraf içeriği kaldırarak iddiayı dayanaksız bırakabilir. Bu nedenle dava hazırlığında sıralama, delilin sabitlenmesiyle başlar.
Yukarıdaki değerlendirmeler genel çerçeveyi göstermektedir. Piyasadaki fiilin niteliği, sözleşmesel ilişkinin varlığı ve zararın hesaplanma biçimi dosyadan dosyaya değişir; bu nedenle harekete geçmeden önce ticaret hukuku alanında çalışan bir hukukçudan görüş alınması yerinde olur.