İçeriğe geç
AC

Haksız Rekabet Davasında Merci Seçimi ve Delil Sözleşmesinin Etkisi

1 Nisan 2026 Ticaret Hukuku 2 dk okuma 68 görüntülenme Son güncelleme: 10 Ağustos 2026

Haksız rekabet iddiaları çoğu zaman aceleyle ve yanlış kapıdan başlatılır. Oysa bu davalarda talebin türü, tarafların sıfatı ve varsa sözleşmedeki delil düzenlemesi, hem görevli mahkemeyi hem de dava öncesi zorunlu basamağı belirler. Yanlış merci seçimi, piyasada devam eden bir eylemin durdurulmasını haftalarca geciktirir ki bu tür dosyalarda gecikme doğrudan zarar demektir.

Görev: Ticari Dava Niteliği

TTK, haksız rekabete ilişkin davaları ticari dava olarak düzenler ve bunlar asliye ticaret mahkemesinde görülür. Marka, patent veya tasarım hakkına dayanan talepler ise fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesinin görev alanına girer; bu mahkemenin bulunmadığı yerlerde görevlendirilen asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla bakar. Aynı olayda hem tescilli bir hakka tecavüz hem de haksız rekabet iddiası varsa, taleplerin nasıl kurgulanacağı görev tartışmasını doğrudan etkiler.

Dava Şartı Arabuluculuk Her Talepte Yok

Ticari davalarda arabuluculuk, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri bakımından dava şartıdır. Haksız rekabetin tespiti ile fiilin men'i ve sonuçlarının ortadan kaldırılması istemleri para alacağı niteliğinde olmadığından bu kapsamda değerlendirilmez. Uygulamada sıkça görülen hata, tespit ve men talebine tazminat kalemi eklendiği hâlde arabuluculuk basamağının atlanmasıdır; bu durumda tazminat istemi usulden reddedilirken dosya bölünür.

Yetki Kaydının Sınırı

Taraflar tacir ise aralarındaki sözleşmeye konulan yetki kaydı geçerlidir ve dava o yerde açılır. Ancak haksız rekabet çoğu kez sözleşme dışı bir fiilden doğar; bu durumda haksız fiile ilişkin yetki kuralları devreye girer ve fiilin işlendiği ya da zararın meydana geldiği yer mahkemesi de seçenek hâline gelir. Sözleşmeden doğan talep ile haksız fiilden doğan talebi tek dilekçede birleştirirken bu ayrım gözetilmelidir.

Delil Sözleşmesi Ne Kadar Bağlar?

HMK, tarafların belirli vakıaların ispatını belirli delillerle sınırlandırmasına imkân tanır. Ticari ilişkilerde sık rastlanan bu kayıtlar, dava açıldığında ispat stratejisini baştan daraltabilir. Delil sözleşmesinin kapsamı, yalnızca sözleşmesel ilişkiye mi yoksa taraflar arasındaki tüm uyuşmazlıklara mı uzandığı bakımından dikkatle okunmalıdır. Kesin delil niteliği taşıyan kayıtlar bakımından ise sınırlamanın etkisi daha da belirgindir.

Delil Tespiti ve İhtiyati Tedbir

  1. Devam eden eylemin kanıtı, noter tespiti veya delil tespiti yoluyla dondurulur.
  2. Ticari defter ve kayıtların incelenmesi talebi dilekçede ayrıca ileri sürülür.
  3. Elektronik ortamdaki içerikler zaman damgalı biçimde kayıt altına alınır.
  4. Devam eden zarar için ihtiyati tedbir istemi gerekçelendirilerek sunulur.
  5. Zararın hesabı için gerekli mali veri seti baştan hazırlanır.

Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Sözleşme metninizin ayrıntıları, iddia edilen fiilin niteliği ve piyasadaki etkisi izlenecek yolu değiştirebileceğinden, dava öncesi profesyonel hukuki değerlendirme almanız yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla