Bir dağıtım, franchise veya ortaklık sözleşmesinde tahkim şartı bulunması, taraflar arasında doğan her uyuşmazlığın kendiliğinden hakemlere gideceği anlamına gelmez. Haksız rekabet iddiası, hem sözleşmeye hem de TTK'nın haksız rekabet hükümlerine dayandığında, uyuşmazlığın hangi merci önünde görüleceği başlı başına bir tartışma konusu hâline gelir. Bu rehber tahkim şartı ile mahkeme yolu arasındaki geçişi ele alıyor.
Talebin Kaynağını Ayırmak
İlk adım, ileri sürülen talebin sözleşmesel mi yoksa sözleşme dışı mı olduğunu belirlemektir. Rekabet yasağına aykırılık iddiası sözleşmeden doğarken, müşteri çevresine yönelik yanıltıcı beyanlar ya da sırların hukuka aykırı kullanımı TTK ve TBK hükümlerine dayanan bağımsız bir temele oturur. Tahkim şartının kapsamı sözleşme metnindeki ifadeye göre yorumlanır; dar yazılmış bir şart, sözleşme dışı talepleri kapsamayabilir.
Tahkim İtirazının Zamanı
Karşı taraf mahkemede dava açmışsa, tahkim şartına dayanan itirazın esasa girilmeden ilk aşamada ileri sürülmesi gerekir. Bu itiraz zamanında yapılmazsa, tahkim şartından örtülü olarak vazgeçildiği sonucuna varılabilir. Dolayısıyla dava dilekçesinin tebliğinden sonraki ilk cevap süresi, bu dosyalarda en kritik takvim noktasıdır.
Delilin Hızla Kaybolduğu Bir Alan
Haksız rekabet iddiasının maddi çekirdeği çoğunlukla geçici içeriklerden oluşur: internet sitesindeki bir tanıtım metni, kısa süreli bir kampanya görseli veya müşterilere gönderilen bir duyuru. Bu içerikler kaldırıldığında ispat güçleşir.
- İtiraz konusu tanıtım ve beyanların tarih bilgisiyle tespiti
- Müşteri kaybını gösteren sipariş ve ciro karşılaştırmaları
- Eski çalışanların yeni iş ilişkisine dair kamuya açık kayıtlar
- Ticari sır niteliğindeki bilgilerin erişim ve paylaşım kayıtları
Zamanaşımı ve İhtiyati Tedbir Dengesi
TTK'da haksız rekabetten doğan talepler için öğrenme anına bağlı kısa bir süre ile fiilin gerçekleşmesine bağlı azami bir süre olmak üzere iki katmanlı bir zamanaşımı düzeni benimsenmiştir; süreler her hâlükârda güncel kanun metninden doğrulanmalıdır. Tahkim yoluna gidilecek olsa dahi, ihtiyati tedbir gibi acil koruma taleplerinin mahkemeden istenebilmesi mümkündür. Bu ayrım, hakem sürecinin kurulması beklenirken devam eden zararı durdurmak açısından önemlidir.
Aktarılan çerçeve genel niteliktedir. Sözleşmedeki tahkim şartının lafzı ve uyuşmazlığın kapsamı sonucu tamamen değiştirebileceğinden, sözleşme metniyle birlikte hukuki değerlendirme alınması yerinde olur.