İçeriğe geç
AC

Haksız Rekabet Davalarında Ticari Dava Şartı ve Görevli Mahkeme

19 Mayıs 2026 Ticaret Hukuku 2 dk okuma 76 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

Haksız rekabet iddiası çoğu zaman hızlı hareket edilmesi gereken bir uyuşmazlıktır; ancak hız, usul basamaklarının atlanması anlamına gelmez. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve TBK çerçevesinde açılacak davada görevli mahkemenin ve dava şartlarının doğru belirlenmesi, tedbir talebinin akıbetini de doğrudan etkiler.

Asliye Ticaret Mahkemesinin Görev Alanı

Haksız rekabete ilişkin davalar, TTK'da düzenlenmiş olmaları nedeniyle tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava sayılır. Bu davalara asliye ticaret mahkemesi bakar; ayrı bir ticaret mahkemesi kurulmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla görevlidir. Aynı fiil marka veya tasarım hakkına da tecavüz oluşturuyorsa fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesinin görev alanı devreye girer. Bu kesişim doğru okunmazsa görevsizlik kararıyla değerli zaman kaybedilir.

Arabuluculuk Şartı Hangi Talepte Var

Ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri için arabuluculuk dava şartıdır. Buna karşılık haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması gibi eda dışı talepler bu kapsamda değerlendirilmez. Aynı dilekçede hem tazminat hem tespit isteniyorsa, tazminat kalemi için tutanak alınmadan açılan davada o kalem usulden reddedilebilir. Talepler baştan ayrıştırılmalı, gerekiyorsa iki ayrı yol izlenmelidir.

İhtiyati Tedbirde Zamanlama

  • Tedbir talebinin dava dilekçesinde değil, ayrı ve gerekçeli biçimde somutlaştırılması
  • Yaklaşık ispat için ekran görüntüsü, noter tespiti ve karşılaştırmalı ürün örneklerinin hazır tutulması
  • Dava açılmadan alınan tedbirde, yasal süre içinde esas davanın açılmaması hâlinde tedbirin kendiliğinden kalkması riski
  • Teminat miktarının yatırılmaması nedeniyle kararın uygulanamaması

Delilin Kalıcı Hâle Getirilmesi

Haksız rekabet fiilleri çoğu zaman dijital ortamda gerçekleşir ve kolayca silinebilir. Bu nedenle dava öncesi delil tespiti ya da noter aracılığıyla içerik tespiti, sonradan yapılacak her açıklamadan daha güçlüdür. Müşteri kaybı, ciro düşüşü gibi zarar iddiaları ise ticari defter kayıtları ve karşılaştırmalı dönem verileriyle desteklenmelidir; soyut ciro düşüşü beyanı tek başına yeterli görülmez.

Yer Yetkisi ve Karşı Tarafın İtirazı

Genel yetki kuralı davalının yerleşim yerini işaret eder; haksız fiil niteliği taşıyan durumlarda fiilin işlendiği veya zararın doğduğu yer de gündeme gelebilir. İnternet üzerinden gerçekleşen fiillerde bu nokta tartışmalı olduğundan, dilekçede yetkiyi hangi bağlantı noktasına dayandırdığınızı açıkça yazmak, ilk itirazla karşılaşıldığında savunmayı kolaylaştırır.

Bu içerik genel çerçeveyi aktarır. Somut olayda hangi talebin öne alınacağı ve tedbirin kapsamı, elinizdeki delillere göre belirleneceğinden, harekete geçmeden önce dosyanızın bir hukukçu tarafından değerlendirilmesi yararlı olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla