Ortaklar arasındaki uyuşmazlıklarda tartışma nadiren tek bir belgeye dayanır; genellikle yıllara yayılmış kayıtların, kararların ve para hareketlerinin birlikte okunmasını gerektirir. TTK sisteminde bu okumayı kolaylaştıran iki araç öne çıkar: tarafların önceden yaptığı delil sözleşmesi ve şirketin ticari defterleri. Her ikisi de doğru kullanılmadığında, dosyayı güçlendirmek yerine sahibine karşı işleyebilir.
Delil Sözleşmesi Ne Yapar, Ne Yapamaz?
Taraflar, aralarındaki uyuşmazlığın belirli delillerle ispatlanacağını önceden kararlaştırabilir. Ortaklık sözleşmelerine, pay devir belgelerine veya hissedarlar arası protokollere konulan bu tür kayıtlar, sonradan yaşanacak ispat tartışmasını daraltır. Ancak bu serbesti sınırsız değildir; tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği konularda ve hâkimin resen araştırma yükümlülüğü bulunan alanlarda etkisini göstermez. Ayrıca kayıt, bir tarafı ispat imkânından tümüyle yoksun bırakacak biçimde kurulmuşsa geçerliliği tartışılır.
Ticari Defterlerin İki Yönlü Etkisi
Ticari defterler, usulüne uygun tutuldukları takdirde sahibi lehine de aleyhine de sonuç doğurabilen özel bir delil türüdür. Bu nedenle defterlere dayanmadan önce şu kontrol yapılmalıdır:
- Açılış ve kapanış onayları zamanında yapılmış mı?
- Kayıtlar birbirini doğrular biçimde ve kesintisiz mi?
- Dayanak belgeler (fatura, dekont, sözleşme) defterlerle uyumlu mu?
- Uyuşmazlık konusu işlem defterlere hiç girmemiş mi?
Karar ve Pay Kayıtlarının Yeri
Ortaklar arası ihtilaflarda genel kurul ve yönetim organı karar defterleri, pay defteri ve toplantı çağrı belgeleri belirleyicidir. Bir kararın alınış usulü tartışılıyorsa; çağrının kime, ne zaman ve hangi gündemle yapıldığı, toplantıda hazır bulunanlar listesi ve muhalefet şerhinin tutanağa geçirilip geçirilmediği incelenir. Muhalefetin tutanağa yazdırılmamış olması, sonraki aşamada ileri sürülebilecek iddiaların kapsamını daraltabilir.
Bilgi Alma Hakkının Delil Yönü
Ortağın bilgi alma ve inceleme hakkı yalnızca bir yönetişim aracı değil, aynı zamanda bir delil toplama yoludur. Bu hak yazılı olarak ve somut sorularla kullanıldığında, verilen veya verilmeyen cevabın kendisi dosyada anlam kazanır. Talebin karşılıksız bırakılması hâlinde izlenecek yol, uyuşmazlığın niteliğine göre TTK ve TBK hükümleri çerçevesinde belirlenir.
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır. Şirketin türü, esas sözleşmedeki düzenlemeler ve ortaklar arasındaki protokoller sonucu doğrudan etkiler; dolayısıyla adım atılmadan önce mevcut belgelerin bütün hâlinde hukuki incelemeye tabi tutulması yerinde olur.