İçeriğe geç
AC

Şirket İçi Uyuşmazlıklarda Delil Sözleşmesi ve Ticaret Mahkemesinin Sınırları

27 Mart 2026 Ticaret Hukuku 2 dk okuma 55 görüntülenme Son güncelleme: 9 Ağustos 2026

Ortaklar arasındaki güven ilişkisi bozulduğunda tartışma hızla iki teknik soruya indirgenir: uyuşmazlık nerede görülecek ve taraflar hangi delillerle bağlı olacak. TTK, TBK ve 6102 sayılı düzenleme ekseninde bu iki sorunun cevabı çoğu zaman esas sözleşmenin içinde saklıdır.

Asliye Ticaret Mahkemesinin Görev Alanı

Şirketin işleyişinden, ortaklık sıfatından, yönetim organının sorumluluğundan ve pay devrinden doğan uyuşmazlıklar mutlak ticari dava niteliğindedir ve asliye ticaret mahkemesinde görülür. Bu nitelik, tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın geçerlidir; küçük bir aile şirketinin ortakları arasındaki dava da ticaret mahkemesine gider. Görev kuralı kamu düzenindendir, taraf iradesiyle değiştirilemez. Buna karşılık ticari davaların önemli bir bölümünde dava şartı arabuluculuk uygulanır; bu adım atlanırsa dosya esasa girilmeden reddedilir.

Esas Sözleşmedeki Yetki ve Tahkim Kayıtları

Şirket merkezi, yetki bakımından güçlü bir bağlama noktasıdır. Esas sözleşmeye konulan tahkim şartı ise devlet yargısının yolunu kapatır; bu durumda dava açıldığında karşı taraf tahkim itirazında bulunur ve dosya usulden reddedilir. Tahkim kaydının kapsamı dar yazılmışsa yalnızca belirli uyuşmazlıklar tahkime gider, geri kalanı mahkemede görülür. Dava açmadan önce esas sözleşmenin ilgili maddesi kelime kelime okunmalıdır.

Delil Sözleşmesi Neyi Değiştirir, Neyi Değiştiremez?

HMK, tarafların belirli bir vakıanın yalnızca belirli delille ispatlanacağını kararlaştırmasına imkân tanır. Ortaklar arası sözleşmelerde sık görülen bu kayıtlar, tanık deliline kapı kapatarak yazılı belge disiplinini zorunlu kılar. Ancak sınırları vardır:

  • Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği konularda delil sözleşmesi hüküm doğurmaz.
  • Bir tarafın ispat hakkını fiilen kullanılamaz hâle getiren kayıtlar geçersiz sayılır.
  • Delil sözleşmesi, hâkimin resen araştırma yükümlülüğü bulunan alanları kapsamaz.
  • Kayıt, dosyaya sunulmadıkça uygulanmaz; ilk itirazla birlikte ileri sürülmelidir.

Genel Kurul Çağrısı ve Tebligat Gecikmesi

Genel kurul kararlarının iptali davasında süre, karar tarihine bağlı olarak işler ve kısadır. Bu nedenle çağrının pay sahibine ulaşmaması, en ağır sonuçlu usul hatalarından biridir. Çağrı usulü, gündemin ilanı ve pay defterindeki adres kayıtları birlikte kontrol edilmelidir. Pay defterine bildirilmemiş adres değişikliği, pay sahibinin kendi aleyhine sonuç doğurur. Toplantıya katılamayan ortağın muhalefet şerhi düşememesi de dava hakkını doğrudan etkiler.

Defter, Kayıt ve Bilirkişi

Ticari defterler usulüne uygun tutulmuşsa sahibi lehine de delil olabilir; usulsüzlük hâlinde ise yalnızca aleyhe sonuç doğurur. Dosyaya sunulacak yönetim kurulu karar defteri, pay defteri, banka hareketleri ve muhasebe kayıtları arasındaki tarih tutarlılığı, bilirkişi incelemesinin yönünü belirler.

Kapanış Notu

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Şirket türü, esas sözleşme metni ve uyuşmazlığın konusu tabloyu tümüyle değiştirebilir; adım atmadan önce sözleşmenizin bir hukukçu tarafından incelenmesi tavsiye edilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla