İçeriğe geç
AC

Şirket İçi Uyuşmazlıklarda Görev, Yetki ve Delil Sözleşmesinin Sınırları

26 Mart 2026 Ticaret Hukuku 2 dk okuma 59 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

Ortaklar arasındaki anlaşmazlıklar çoğu zaman uzun süre şirket içinde tutulur; yargıya taşındığında ise ilk tartışma esas hakkında değil, dosyanın nerede ve hangi kurallara göre görüleceği hakkında başlar. Bu ilk tartışma kaybedildiğinde, güçlü bir iddia bile aylarca beklemek zorunda kalır.

Ticari Dava Niteliği ve Görev

TTK ve 6102 sayılı Kanun kapsamındaki ilişkilerden doğan uyuşmazlıklar kural olarak asliye ticaret mahkemelerinde görülür. Genel kurul kararlarının iptali, ortaklıktan çıkarma, yönetim organı üyelerinin sorumluluğu ve pay devrinden doğan talepler bu kapsamda değerlendirilir. Uyuşmazlığın konusuna ve değerine göre dosyanın tek hâkimle mi yoksa heyetçe mi görüleceği değişir. Görev kuralları kamu düzenindendir; taraflar aralarında anlaşarak bunu değiştiremez.

Yetki: Şirket Merkezi Belirleyici mi

  • Şirket tüzel kişiliğine yöneltilen taleplerde merkezin bulunduğu yer öne çıkar.
  • Organ üyelerinin kişisel sorumluluğuna dayanan taleplerde durum farklılaşabilir.
  • Esas sözleşmede yer alan hükümler ile pay sahipleri arasındaki ayrı anlaşmalar aynı sonucu doğurmaz.
  • Tahkim şartı bulunuyorsa mahkeme yolu kapanabilir; bu şartın kapsamı dikkatle okunur.
  • Merkez değişikliği yapılmışsa tescil tarihleri kontrol edilir.

Delil Sözleşmesi Neyi Sağlar, Neyi Sağlamaz

Taraflar, aralarındaki uyuşmazlıkta belirli vakıaların yalnızca belirli delillerle ispat edileceğini kararlaştırabilir. HMK çerçevesinde geçerli olan böyle bir anlaşma, ticari ilişkilerde belirsizliği azaltır ve yargılamayı kısaltır. Ancak sınırları vardır: hâkimin resen araştıracağı hususlar, kamu düzenine ilişkin konular ve tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği alanlar delil sözleşmesiyle daraltılamaz. Ayrıca sözleşmenin kendisinin geçerliliği tartışmalıysa, önce bu tartışma çözülür. TBK genel hükümleri, bu anlaşmanın kuruluşu ve yorumu bakımından arka planda uygulanmaya devam eder.

Arabuluculuk Basamağı ve Anlaşma Tercihi

Ticari nitelikteki bazı taleplerde arabulucuya başvurulmuş olması davanın görülebilmesinin koşuludur. Bu basamak atlandığında dosya esasa girilmeden kapanır. Öte yandan ortaklar arasındaki uyuşmazlıklarda anlaşma yolu, davanın kendisinden daha işlevsel olabilir: yargılama sürdükçe şirketin ticari itibarı ve işleyişi de etkilenir. Anlaşma tercih edilecekse, pay devri, ibra, rekabet yasağı ve devam eden borçların akıbeti gibi başlıkların tamamı metne yazılmalıdır. Eksik yazılmış bir mutabakat, kapandığı sanılan uyuşmazlığı kısa süre sonra yeniden doğurur.

Dosya Kurulurken İzlenecek Sıra

  1. Esas sözleşme, pay defteri ve genel kurul tutanakları eksiksiz toplanır.
  2. Talebin hangi hukuki sebebe dayandığı tek tek belirlenir.
  3. Görev ve yetki değerlendirmesi dilekçe yazılmadan önce tamamlanır.
  4. Varsa arabuluculuk koşulu yerine getirilir ve tutanak saklanır.
  5. Anlaşma ihtimali için asgari kabul edilebilir çerçeve önceden belirlenir.

Kapanış

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; şirket türü ve talebin niteliği değiştiğinde izlenecek yol farklılaşır. Ortaklık uyuşmazlığında adım atmadan önce belgelerin bir hukukçu tarafından incelenmesi önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla