İçeriğe geç
AC

Şirket İçi Uyuşmazlıklarda Delil Sözleşmesi: Görevli Mahkeme ve Yetki Analizi

26 Mart 2026 Ticaret Hukuku 2 dk okuma 62 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

Ortaklar arasında pay devri, kâr dağıtımı veya yönetim kararlarının geçerliliği tartışmaya düştüğünde ilk soru çoğu zaman hangi mahkemeye başvurulacağıdır. Şirket içi ihtilaflarda taraflar esas sözleşmeye ya da ortaklar sözleşmesine sıklıkla bir delil sözleşmesi koyar; ancak bu kaydın hangi yargı kolunda ve hangi mahkemede sonuç doğuracağı ayrı bir inceleme konusudur.

Önce Uyuşmazlığın Niteliğini Ayrıştırın

TTK kapsamındaki ortaklık ilişkisinden doğan davalar ticari dava niteliğindedir ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına girer. Genel kurul kararının iptali, ortaklıktan çıkarma, haklı sebeple fesih ve yöneticilerin sorumluluğu bu grupta değerlendirilir. Buna karşılık ortaklar arasındaki kişisel bir ödünç ilişkisi veya TBK kaynaklı saf bir alacak, taraflar aynı kişiler olsa bile farklı bir görev sonucuna götürebilir. Bu ayrım yapılmadan yazılan dilekçe esasa hiç girilmeden görev yönünden reddedilebilir.

Delil Sözleşmesi Neyi Bağlar, Neyi Bağlamaz?

  • Delil sözleşmesi kural olarak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği konularda hüküm ifade eder; kamu düzenine ilişkin alanlarda sonuç doğurmaz.
  • Kayıt, mahkemenin görevini veya yargı yolunu değiştirmez; yalnızca ispat araçlarının kapsamını daraltır ya da genişletir.
  • Münhasır delil kaydı dosyanın kaderini tek bir belge türüne bağladığından, o belge elde edilemediğinde talep ispatsız kalabilir.
  • Elektronik yazışma ve ticari defter kayıtlarının delil sayılıp sayılmayacağı sözleşmede açıkça yazılmadığında ayrı bir tartışma doğurur.

Yetki: Şirket Merkezi mi, Sözleşmedeki Kayıt mı?

Tacirler arasında yapılan yetki sözleşmeleri geçerli olabilir; fakat kanunun kesin yetki öngördüğü hâllerde bu kayıt uygulanmaz. Uygulamada en sık görülen hata, ortaklar sözleşmesindeki yetki kaydının kesin yetki kuralını bertaraf edeceğinin varsayılmasıdır. Sözleşmede bir tahkim şartı bulunuyorsa mahkemeye açılan dava, karşı tarafın süresinde ileri süreceği ilk itiraz üzerine usulden reddedilir; bu arada geçen zaman alacak bakımından aleyhe işlemeye devam eder.

Yanlış Mercie Başvurunun Somut Bedeli

Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verildiğinde dosya kendiliğinden doğru mahkemeye gitmez; kanunda öngörülen süre içinde başvuru yapılmazsa dava açılmamış sayılır. Ticari nitelikteki para alacaklarında arabuluculuk dava şartı olduğundan, arabulucuya hiç gidilmeden ya da yanlış tarafla görüşülerek açılan dava da esasa girilmeden reddedilir.

Dilekçe Yazılmadan Önce Üç Satırlık Kontrol

  1. Talebin hukuki temeli ortaklık ilişkisine mi, genel borç ilişkisine mi dayanıyor?
  2. Sözleşmede tahkim, yetki ve delil kayıtları birlikte mi duruyor; birbiriyle çelişiyor mu?
  3. Talep para alacağı içeriyorsa arabuluculuk süreci doğru taraflarla tamamlandı mı?

Buradaki değerlendirmeler genel niteliktedir. Şirketin yapısı, sözleşme metni ve olayın gelişimi sonucu değiştirebileceğinden, dilekçe hazırlanmadan önce dosyanın bir hukukçu tarafından incelenmesi yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla