Ortaklar arasındaki güven zedelendiğinde tartışma çoğu zaman kimin haklı olduğundan değil, hangi belgenin kabul edileceğinden çıkar. Şirket içi uyuşmazlıklarda tarafların önceden kararlaştırdığı delil düzeni, ihtilaf çıktığında sürecin uzunluğunu doğrudan belirler. Bu rehber, TTK, TBK ve 6102 sayılı Kanun çerçevesinde delil sözleşmesinin işlevini ve ortaklar arası anlaşma ile dava yolu arasındaki dengeyi ele alır.
Delil sözleşmesi neyi düzenler
Delil sözleşmesi, taraflar arasında çıkacak bir uyuşmazlıkta hangi delillerle ispat yapılacağını önceden belirleyen anlaşmadır. Ortaklık sözleşmelerinde ve pay sahipleri sözleşmelerinde, bildirimlerin hangi adrese ve hangi yöntemle yapılacağı, elektronik yazışmaların bağlayıcılığı ve şirket defterlerinin ispat gücüne ilişkin hükümler bu kapsamda yer alabilir. Böyle bir düzenleme yoksa, ihtilaf anında her belge ayrı ayrı tartışma konusu olur ve süreç uzar.
Sözleşmeye yazılması yararlı olan hükümler
- Ortaklar arası bildirimlerin yapılacağı adres ve kanal
- Elektronik posta yazışmalarının bağlayıcılığına ilişkin açık kabul
- Şirket defter ve kayıtlarına erişim usulü ile kopya alma hakkı
- Bağımsız denetçi veya bilirkişi görevlendirmesinde izlenecek yöntem
- Gizlilik yükümlülüğünün kapsamı ve ihlali halinde uygulanacak sonuç
Sınırları da bilmek gerekir
Delil sözleşmesi sınırsız değildir. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği konularda ve kesin delil niteliğine ilişkin bazı hallerde bu tür anlaşmalar sonuç doğurmaz. Ayrıca taraflardan birini savunmasız bırakacak biçimde kurulan hükümler geçerli sayılmayabilir. Bu nedenle sözleşme metni hazırlanırken hem ticari ihtiyaç hem de usul hukukunun sınırları birlikte gözetilmelidir.
Uyuşmazlık çıktığında ilk adımlar
- Ortaklık yapısı, pay oranları ve imza yetkileri güncel kayıtlardan doğrulanır.
- Genel kurul ve yönetim kurulu kararları tarih sırasıyla dosyalanır.
- Tartışmalı işlemlere ait ticari defter kayıtları ve banka hareketleri karşılaştırılır.
- Bilgi alma ve inceleme hakkının kullanıldığına ilişkin talepler yazılı yapılır.
- Konusu para alacağı olan ticari uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuk aşaması işletilir.
Anlaşma mı, yargı yolu mu
Ortaklar arası davalar şirketin ticari itibarını ve günlük işleyişini etkiler; müşteri ve tedarikçi ilişkileri yargılama süresince zarar görebilir. Bu nedenle pay devri, kâr dağıtımının yeniden düzenlenmesi veya yönetimden çekilme gibi seçenekler masada tutulmalıdır. Anlaşma sağlanacaksa devir bedeli, ödeme takvimi, rekabet etmeme yükümlülüğü ve karşılıklı ibranın kapsamı açıkça yazılmalıdır. Buna karşılık şirket kaynaklarının kötüye kullanıldığına dair ciddi bulgular varsa, öncelikle koruyucu tedbirlerin alınması ve kayıtların güvence altına alınması gerekir.
Bu yazı genel bilgilendirme sağlar. Şirket türü, esas sözleşme hükümleri ve pay oranları değiştikçe izlenecek yol da değişeceğinden, ortaklık uyuşmazlıklarında dosyanıza özgü hukuki değerlendirme almanız uygun olur.