Ortaklar arasındaki uyuşmazlıklarda dava kazanılsa bile geç kalınmışsa sonuç değişmeyebilir. Pay devri gerçekleşmiş, malvarlığı el değiştirmiş ya da yönetim kararları uygulanmışsa, hükmün pratik değeri azalır. Bu nedenle şirket içi uyuşmazlıklarda asıl strateji, esasa ilişkin iddianın yanında koruyucu tedbirin zamanlamasıdır.
Genel Kurul Kararına Karşı Üç Aylık Pencere
TTK sisteminde genel kurul kararlarının iptali davası, karar tarihinden itibaren üç ay içinde açılır. Bu süre hak düşürücüdür ve kaçırıldığında karar, sakat olsa dahi kural olarak ayakta kalır. Dava hakkının korunması için toplantıda muhalefet şerhinin tutanağa geçirilmiş olması önem taşır; şerh, dava ehliyetinin belgesidir. Buna karşılık kararın butlanı iddiası farklı bir kategoridir ve süreye tabi olmadan ileri sürülebilir. Hangi iddianın öne sürüldüğü, davanın süresini doğrudan belirlediği için nitelendirme baştan doğru yapılmalıdır.
Tedbir Talebinin Doğru Anı
İhtiyati tedbir dava açılmadan önce de, dava sırasında da istenebilir. Dava açılmadan alınan tedbir kararında, kanunda öngörülen süre içinde esas hakkındaki davanın açılmaması hâlinde tedbir kendiliğinden kalkar. Ayrıca verilen tedbir kararının uygulanması, HMK uyarınca kararın verildiği tarihten itibaren bir hafta içinde talep edilmelidir; bu talep yapılmazsa tedbir kendiliğinden ortadan kalkar. Uygulamada en sık yaşanan kayıp tam olarak buradadır: karar alınmış, ancak uygulama talebi zamanında yapılmamıştır.
Hangi Tedbir Neyi Korur
- Pay defterine şerh ve devir yasağı: ortaklık yapısının dava süresince değişmesini engellemeye yöneliktir.
- Karar uygulanmasının durdurulması: genel kurul veya yönetim kararının sonuç doğurmasını geçici olarak askıya alır.
- Temsil yetkisine ilişkin tedbirler: şirketin zarara uğramasını önlemeye yönelik, ölçülülük denetimi en sıkı olan taleptir.
- Belge ve kayıtların muhafazası: ticari defter ve elektronik kayıtların incelenebilir kalmasını sağlar.
Teminat ve Karşı Risk
Tedbir kararı çoğunlukla teminat karşılığında verilir. Haksız çıkılması hâlinde karşı tarafın uğradığı zarardan sorumluluk doğacağından, talep edilen tedbirin kapsamı gerçekten korunması gereken menfaatle sınırlı tutulmalıdır. Şirketin tümüyle işlemez hale gelmesine yol açan geniş talepler, hem reddedilme hem de sonradan tazminat riski taşır. Sözleşmesel ilişkiden kaynaklanan taleplerde TBK hükümlerinin, ortaklık ilişkisinden kaynaklananlarda 6102 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı ayrımı da dilekçede net kurulmalıdır.
Delil Hazırlığı
Tedbir talebi kısa sürede karara bağlandığından, dilekçeye eklenen belgeler baştan eksiksiz olmalıdır: pay durumu, toplantı çağrısı ve tutanaklar, ticaret sicil kayıtları, tartışmalı işleme ilişkin yazışmalar.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır. Şirketin türü, esas sözleşme hükümleri ve toplantı tutanakları sonucu değiştirebileceğinden, adım atmadan önce hukuki görüş alınması önerilir.