İçeriğe geç
AC

Şirket İçi Uyuşmazlıklarda İhtiyati Tedbir: Süre Kaybetmeden Uygulama

26 Mart 2026 Ticaret Hukuku 2 dk okuma 59 görüntülenme Son güncelleme: 16 Ağustos 2026

Ortaklar arasındaki çekişmelerde asıl kayıp çoğu zaman esas davada değil, dava açılıncaya kadar geçen sürede yaşanır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu bazı talepler için kısa ve kesin süreler öngördüğünden, ihtiyati tedbir başvurusu ile hak düşürücü sürenin takibi aynı anda yürütülmelidir.

Hangi Talepte Hangi Takvim İşler

Şirket içi uyuşmazlıklarda tek bir süre yoktur; talebin niteliğine göre farklı takvimler çalışır. Genel kurul kararının iptali, azlık haklarının kullanımı, yönetim kurulu üyesinin sorumluluğu ve ortaklıktan çıkarma taleplerinin her biri kendi usulüne tabidir. Bu nedenle ilk yapılacak iş, talebin TTK içinde hangi kuruma dayandığını netleştirmektir. Talep yanlış adlandırıldığında, doğru süre içinde yapılan başvuru bile sonuçsuz kalabilir.

Tedbir Talebinin İkna Edici Kurulması

İhtiyati tedbirde belirleyici olan, hakkın yaklaşık olarak ispatı ve gecikmeden doğacak sakıncanın somutlaştırılmasıdır. Soyut bir zarar iddiası yerine, şirket varlığında meydana gelecek geri dönülemez değişimin gösterilmesi gerekir.

  • Pay defteri ve ortaklık yapısındaki değişikliklerin karşılaştırmalı dökümü
  • Banka hesap hareketleri ile şirket dışına çıkan değerlerin izi
  • Genel kurul çağrı, gündem ve tutanaklarındaki usul aykırılıkları
  • Ticaret sicili kayıtlarının tarih sırasına göre dizilmesi

Tedbir Kararı Alındıktan Sonraki Kritik Adım

Dava açılmadan önce alınan tedbir kararı, kanunda öngörülen süre içinde esas dava açılmazsa kendiliğinden kalkar. Uygulamada en sık yaşanan kayıp tam bu noktadadır: tedbir alındığı için rahatlayan taraf, dava dilekçesini hazırlarken süreyi tüketir. Tedbir kararının tebliği ile birlikte esas dava için ayrı bir kontrol tarihi belirlenmelidir. Ayrıca teminatın yatırılması ve kararın icra yoluyla uygulanması için öngörülen süre de ihmal edilmemelidir.

Sözleşmesel Zeminin Gözden Geçirilmesi

Ortaklar arasındaki ilişki yalnızca TTK ile değil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu kapsamındaki pay sahipleri sözleşmesiyle de şekillenir. Bu sözleşmelerde yer alan tahkim veya ön görüşme şartları, mahkemeye başvurmadan önce yerine getirilmesi gereken adımlar doğurabilir. Şartın atlanması, süresinde açılmış bir davanın usulden reddine yol açabilir.

  1. Talep TTK ve sözleşme hükümleri altında ayrı ayrı sınıflandırılır.
  2. Her talep için son gün ayrı satırda takvime işlenir.
  3. Tedbir dilekçesi, esas dava dilekçesiyle aynı anda taslak hâline getirilir.
  4. Teminat ve icra adımları için ayrı sorumlu belirlenir.

Bu metin bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Şirket türü, esas sözleşme hükümleri ve uyuşmazlığın niteliği takvimi değiştirebilir; adım atmadan önce dosyanızın hukuki değerlendirmesini yaptırmanız önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla