Ortaklar arasındaki güven kırıldığında ticari uyuşmazlık genellikle hızla ilerler: pay devri, genel kurul kararı, imza yetkisi veya şirket kayıtlarına erişim tartışması kısa sürede geri dönülemez sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle şirket içi uyuşmazlık dosyalarında ihtiyati tedbir, davanın kendisinden önce gelen bir hamledir. Rehber, 6102 sayılı TTK ve TBK ekseninde tedbirin işlevini ve uygulama zincirini ele alıyor.
Tedbir Bu Dosyalarda Ne İşe Yarar?
Tedbirin amacı davanın sonucunu peşinen elde etmek değil, karar verilene kadar mevcut durumun korunmasıdır. Uygulamada en sık talep edilen tedbir konuları arasında pay devrinin kısıtlanması, genel kurul kararının uygulanmasının durdurulması, imza yetkisi değişikliğinin ticaret siciline tesciline engel olunması ve şirket kayıtlarının muhafazası yer alır. Talebin kapsamı, dava sonunda elde edilmek istenen sonuçla uyumlu olmalı; şirketin faaliyetini gereksiz biçimde durduran bir talep karşılık bulmakta zorlanır.
Yaklaşık İspat Ne Anlama Gelir?
Tedbir aşamasında tam ispat aranmaz; talebin haklılığının yaklaşık olarak ortaya konması gerekir. Bu, belge yığını sunmak değil, doğru belgeyi seçmek anlamına gelir:
- Güncel ticaret sicil kayıtları ve esas sözleşme metni
- Pay defteri, ortaklar sözleşmesi ve varsa pay devir sözleşmesi
- İhtilaf konusu genel kurul veya yönetim kurulu kararının tutanağı ve gündemi
- Zararın yaklaşmakta olduğunu gösteren yazışma, banka hareketi veya tescil talebi
Talep dilekçesinde gecikmesinde tehlike bulunan hâlin somut olarak gösterilmesi, kararın verilmesinde belirleyici olur.
Kararın Uygulanması ve Tebliğ Zinciri
Bu dosya türünde asıl kayıp genellikle kararın alınmasında değil, uygulanmasındaki gecikmede yaşanır. Tedbir kararı verilmiş olmasına rağmen ticaret siciline, ilgili bankalara veya şirket organlarına zamanında bildirilmemesi, korunmak istenen durumun bu arada değişmesine yol açar. Karşı taraf açısından da simetrik bir risk vardır: tedbir kararının geç tebliğ edilmesi, itiraz imkânını daraltır. Bu nedenle karar sonrası bildirim adımları, talebin bir parçası gibi baştan planlanmalıdır.
Genel Kurul Takvimi ile Dava Takviminin Uyumu
Şirket hukukunda birçok hak, belirli bir organ kararına ve o karara karşı öngörülen sürelere bağlıdır. Genel kurul tarihleri, toplantı çağrıları ve tescil işlemleri dava takvimiyle aynı tabloda tutulmadığında, dava açılabilir hâle geldiğinde işlem çoktan tescil edilmiş olabilir. Ortaklar sözleşmesinde tahkim kaydı varsa, tedbir talebinin hangi mercie yöneltileceği de baştan belirlenmelidir.
Değerlendirme Notu
Yukarıdaki çerçeve tipik senaryoları tanıtmak içindir. Şirket türü, esas sözleşmedeki özel hükümler ve ortaklık yapısı izlenecek yolu değiştirir; tedbir talebi kurulmadan önce sicil ve sözleşme belgeleri üzerinden inceleme yapılması gerekir.