Ortaklar arasındaki uyuşmazlıklarda esas sözleşmede ya da pay sahipleri sözleşmesinde yer alan bir tahkim kaydı, uyuşmazlığın hangi kapıdan çözüleceğini baştan belirler. Bu kaydın varlığı gözden kaçırıldığında iki yönlü bir risk doğar: tahkim şartı varken mahkemeye gidilir ya da tahkim kapsamında olmayan bir talep hakem heyetine taşınır. Her iki durumda da esasa girilmeden zaman ve masraf kaybedilir.
Tahkim Kaydının Kapsamını Okumak
Tahkim şartı, kural olarak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği uyuşmazlıklar için geçerlidir. Şirketler hukukunda ise her talep aynı kefeye konulamaz. Kaydın kapsamı değerlendirilirken şu sorular sırayla yanıtlanmalıdır:
- Kayıt esas sözleşmede mi, yoksa yalnızca pay sahipleri arasındaki sözleşmede mi yer alıyor?
- Uyuşmazlık iki ortak arasında mı, yoksa şirket tüzel kişiliğini de mi kapsıyor?
- Talep, sözleşmesel bir alacak mı yoksa organ kararlarının geçerliliğine mi ilişkin?
- Kayıt, tahkim yerini, dilini ve hakem sayısını belirleyecek ölçüde açık mı?
Kaydın kapsamı belirsizse, karşı tarafın buna dayanarak yetkisizlik itirazı ileri sürme ihtimali yüksektir.
Tahkim İtirazı Ne Zaman İleri Sürülmeli
Tahkim şartına rağmen mahkemede dava açılırsa, davalı tarafın tahkim itirazını süresinde ve ilk itiraz olarak ileri sürmesi gerekir. Bu itiraz zamanında yapılmazsa taraf, mahkemenin yetkisini zımnen kabul etmiş sayılabilir ve tahkim kaydından yararlanma imkânı kaybolur. Aynı şekilde esasa cevap verip savunma yapıldıktan sonra ileri sürülen tahkim itirazı sonuç doğurmayabilir. Bu nedenle dava tebliğ edildiğinde ilk yapılacak iş, sözleşmedeki uyuşmazlık çözüm maddesini kontrol etmektir.
Ticari Dava Şartı Arabuluculuk ile İlişki
6102 sayılı TTK anlamında ticari dava sayılan ve konusu alacak veya tazminat olan taleplerde arabuluculuk dava şartıdır. Tahkim yoluna gidilecek uyuşmazlıklarda ise bu zorunluluğun uygulanıp uygulanmayacağı, uyuşmazlığın niteliğine ve tahkim kaydının kapsamına göre değerlendirilir. Alacak talebi ile organ kararına yönelik talep aynı dilekçede birleştirildiğinde, dosyanın bir kısmı için dava şartı eksikliği doğabilir. Talepleri ayrıştırmak çoğu zaman en güvenli yoldur.
Genel Kurul Kararlarına Yönelik Taleplerde Merci
Genel kurul kararlarının iptali istemleri kanunda öngörülen kısa hak düşürücü süreye tabidir ve şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinin görev alanıyla yakından ilgilidir. Butlan iddiaları ise süreye bağlı olmaksızın ileri sürülebilir; ancak bu iki talebi birbirine karıştırmak, süresinde açılabilecek bir iptal davasının kaçırılmasına yol açar. Ortaklıktan çıkarma, haklı sebeple fesih ve özel denetçi talepleri de kendi usul rejimlerine sahiptir.
Sürecin Belgelenmesi
Ortaklar arası uyuşmazlıklarda pay defteri kayıtları, genel kurul ve yönetim kurulu tutanakları, çağrı belgeleri ve ticaret sicil kayıtları temel delil kümesini oluşturur. Bu belgeler talep edilmeden önce mevcut durumun sicil kayıtlarıyla karşılaştırılması, hangi tarihten itibaren hangi hakların doğduğunu netleştirir.
Bu metin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sözleşme metni, şirket türü ve talebin niteliği izlenecek yolu değiştirebileceğinden, uyuşmazlık çözüm maddesinin somut olay ışığında yorumlanması gerekir.