Ortaklar arasındaki uyuşmazlıklarda tahkim, uyuşmazlık doğduktan sonra tercih edilen bir yol değil, önceden kurulmuş bir yetki düzenidir. Bu düzenin işleyip işlemeyeceği çoğu zaman ilk dilekçelerde belli olur. Tahkim şartına rağmen mahkemeye gidilmesi ya da tahkim itirazının zamanında ileri sürülmemesi, sonradan telafisi güç sonuçlar doğurur.
Tahkim şartının kapsamı gerçekten geniş mi
Esas sözleşmede veya ortaklar sözleşmesinde yer alan tahkim kaydının hangi uyuşmazlıkları kapsadığı dikkatle okunmalıdır. Pay devrinden doğan bir alacak ile organ kararlarının geçerliliğine ilişkin bir talep aynı kayıt kapsamına girmeyebilir. TTK sistemi içinde bazı uyuşmazlıkların niteliği gereği mahkeme önüne getirilmesi gerekir; bu ayrım yapılmadan başlatılan tahkim, süre kaybından öteye gitmez.
İtirazın zamanı: ilk fırsat kuralı
Karşı taraf tahkim şartına rağmen dava açmışsa, tahkim itirazı esasa cevap verilmeden ve süresi içinde ileri sürülmelidir. Bu itirazın geciktirilmesi, tahkim iradesinden zımnen vazgeçildiği yönünde değerlendirilmeye açık bir durum yaratır. Aynı biçimde, hakem heyetinin yetkisine ilişkin itirazlar da tahkim yargılamasının belirli bir aşamasına kadar ileri sürülmelidir.
Genel kurul kararlarında hak düşürücü süre riski
Genel kurul kararlarının iptali talebi, kanunda öngörülen hak düşürücü süreye tabidir ve bu süre uzlaşma girişimleriyle uzamaz. Ortaklar arasında müzakere sürüyor olsa bile, süre işlemeye devam eder. Bu nedenle müzakere ile dava takvimi paralel yürütülmeli; anlaşma ihtimali yüksek görünse dahi dilekçe hazır tutulmalıdır. Kararın yoklukla malul olduğu iddiası ile iptal talebi farklı rejimlere tabidir ve bu ayrım baştan yapılmalıdır.
Tahkim sürecinde ihmal edilen noktalar
- Hakem seçim usulünün sözleşmede belirsiz bırakılması
- Tahkim yerinin ve uygulanacak usul kurallarının kararlaştırılmaması
- Delil sunma takviminin baştan planlanmaması
- Şirket defter ve kayıtlarına erişimin nasıl sağlanacağının düzenlenmemesi
- Kararın icra edilebilirliğinin sonradan düşünülmesi
Karardan sonra: iptal davası penceresi
Hakem kararına karşı gidilebilecek yol sınırlıdır ve esasın yeniden incelenmesini sağlamaz. İptal sebepleri kanunda sayılmıştır ve bu dava kısa bir süreye bağlıdır. Kararın taraflara bildirildiği tarih, aynı gün kayda geçirilmelidir. Sözleşmesel ilişkiden doğan talepler bakımından TBK genel hükümlerinin uygulanacağı noktalar ile şirketler hukukuna özgü kuralların sınırı, iptal dilekçesinde açıkça ayrıştırılmalıdır.
Bu içerik genel bilgi sunar. Şirket yapısı, sözleşme metni ve uyuşmazlığın niteliği izlenecek yolu değiştirebileceğinden, adım atmadan önce hukuki değerlendirme alınması önerilir.