İçeriğe geç
AC

Şirket İçi Uyuşmazlıklarda Tahkim: Sözleşme Şartının Kapsamı ve Üç Aylık İptal Süresi

13 Haziran 2026 Ticaret Hukuku 2 dk okuma 69 görüntülenme Son güncelleme: 16 Ağustos 2026

Ortaklar arasındaki gerilim büyüdüğünde ilk bakılan yer esas sözleşme ya da pay sahipleri sözleşmesindeki tahkim şartıdır. Ancak bu şart, şirketle ilgili her uyuşmazlığı tahkime taşımaz. 6102 sayılı TTK ve TBK ekseninde, şirket içi uyuşmazlıklarda tahkimin sınırlarını ve süre yönetimini inceliyoruz.

Hangi Uyuşmazlık Tahkime Elverişli?

Tahkim, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği uyuşmazlıklar için öngörülmüştür. Ortaklar arasındaki pay devri taahhütleri, rekabet etmeme yükümlülüğü, kâr payı dağıtımına ilişkin sözleşmesel taahhütler ve ortaklık sözleşmesinden doğan tazminat talepleri bu kapsamda değerlendirilir. Buna karşılık genel kurul kararının iptali, haklı sebeple fesih ve şirketin tüzel kişiliğini doğrudan ilgilendiren talepler bakımından tahkimin elverişliliği tartışmalıdır. Bu tartışma göz ardı edilerek yürütülen bir tahkim, sonunda iptal edilebilecek bir karar üretme riski taşır.

Tahkim Şartını Okurken Kontrol Edilecekler

  • Şartın kimleri bağladığı: şirketi mi, yalnızca imzacı ortakları mı
  • Sonradan pay devralan ortakların şarta tabi olup olmadığı
  • Hakem sayısı, seçim usulü ve tahkim yeri
  • Uygulanacak kurumsal tahkim kuralları ve tahkim dili
  • Geçici hukuki koruma taleplerinin mahkemeden istenip istenemeyeceği

Süre: En Sert Sınır Genel Kurul Kararlarında

Genel kurul kararlarının iptali, kanunda öngörülen üç aylık hak düşürücü süreye tabidir. Bu süre içinde doğru mercie başvurulmazsa, kararın hukuka aykırılığı ne kadar açık olursa olsun iptal istenemez. Tahkim şartının kapsamı konusunda tereddüt varsa, sürenin dolmasını beklemek yerine güvenli yolun seçilmesi gerekir. Yokluk veya butlan iddiaları farklı bir rejime tabi olsa da, uygulamada bu iddiaların kabulü sınırlı kaldığından tek dayanak olarak kurgulanmamalıdır.

Bilgi Alma ve İnceleme Hakkını Delil Üretmek İçin Kullanmak

Azınlıkta kalan ortağın en güçlü aracı, bilgi alma ve inceleme hakkıdır. Genel kurulda sorulan sorunun ve verilen cevabın tutanağa geçirilmesi, sonraki aşamada belge üretir. Talebin karşılanmaması hâlinde mahkemeden bilgi alma hakkının kullandırılması istenebilir; özel denetçi atanması talebi ise şirket içi işlemlerin belgelendirilmesi bakımından ayrı bir yol açar.

Yönetim Kurulu Üyelerinin Sorumluluğu

  1. Zararın şirkette mi yoksa doğrudan ortakta mı doğduğu ayrıştırılır.
  2. İbra kararının kapsamı ve ibraya katılmayan ortağın durumu incelenir.
  3. Sorumluluk davasının muhatabı ve zamanaşımı süresi ayrıca hesaplanır.
  4. İşlem denetimi kayıtları, banka hareketleri ve ilişkili taraf işlemleri toplanır.

Tahkim Kararının Sonrası

Hakem kararına karşı iptal davası, kanunda gösterilen sınırlı sebeplerle ve kısa bir süre içinde açılabilir. Kararın icrası için mahkemeden icra edilebilirlik belgesi alınması gerekir; bu adım atlandığında elde edilen karar fiilen sonuç doğurmaz.

Bu içerik genel nitelikte bilgi sunar. Şirket türü, sözleşme metni ve uyuşmazlığın konusu izlenecek yolu tümüyle değiştirebileceğinden, tahkime başvurmadan önce sözleşmenizi bir hukukçuyla birlikte incelemeniz önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla