Ticari uyuşmazlıklarda dosyanın esasına girilmeden kapanmasının en yaygın nedeni, sözleşmenin içeriği değil dava şartlarının atlanmasıdır. TTK ve TBK ekseninde yürüyen bir alacak ya da fesih uyuşmazlığında, arabuluculuğa başvurulmamış olması ya da yanlış mahkemeye gidilmesi, aylar süren bir hazırlığı geçersiz kılabilir. Bu rehber, ticari sözleşme dosyasının usul iskeletini kurmaya odaklanır.
Uyuşmazlık Gerçekten Ticari mi?
İlk sınıflandırma, tarafların tacir sıfatı ve işin ticari işletmeyle ilgisi üzerinden yapılır. Bu tespit üç sonucu birden belirler: görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olup olmayacağı, arabuluculuk dava şartının uygulanıp uygulanmayacağı ve faiz ile temerrüt rejiminin nasıl işleyeceği. Karma nitelikli işlerde, örneğin bir tarafın tüketici sıfatı taşıdığı sözleşmelerde, bu sınıflandırma baştan hatalı yapılırsa dosya yanlış kanaldan ilerler.
Konusu Para Olan Talepte Arabuluculuk Şartı
Ticari davalarda, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri bakımından arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Buna karşılık tespit, fesih ya da sözleşmenin geçersizliğine ilişkin talepler bu kapsamda farklı değerlendirilir. Dilekçede birden çok talep birleştiriliyorsa, para alacağına ilişkin kalem için arabuluculuk tamamlanmadan dava açılması riskli olur. Pratik çözüm, dilekçe yazılmadan önce talep kalemlerini iki sütuna ayırmaktır: parasal olanlar ve olmayanlar.
Sözleşmeden Doğan Kendi Usul Kuralları
Ticari sözleşmeler çoğu zaman kendi iç prosedürünü de getirir. İhbar süreleri, yazılı bildirim şartı, belirli bir adrese tebligat zorunluluğu, tahkim veya yetki kaydı gibi düzenlemeler dava öncesinde işletilmelidir. Sözleşmede geçerli bir tahkim şartı varsa mahkemeye gidilmesi itirazla karşılaşır. Bu nedenle dosya açılmadan önce sözleşmenin son bölümleri satır satır okunmalı, öngörülen bildirim biçimine uygun hareket edilmelidir.
Ayıp ve Gecikme Bildirimlerinde Zaman
- Teslim alınan malın gözden geçirilmesi ve ayıbın bildirilmesi, ticari ilişkilerde daha kısa ve katı biçimde beklenir.
- Gecikme nedeniyle sözleşmeden dönme ya da cezai şart talebi için, sözleşmede öngörülen ihtar usulüne uyulmalıdır.
- Cari hesap ilişkilerinde hesap özetine itiraz süresi geçirilirse, bakiye kesinleşmiş sayılabilir.
- Faiz talebinin başlangıcı, temerrüdün kurulduğu tarihe bağlı olduğundan ihtarname tarihleri saklanmalıdır.
Dilekçe Öncesi Usul Kontrolü
- Taraf sıfatı ve ticaret sicil kayıtları güncel biçimde alınır.
- Sözleşmedeki yetki, tahkim ve bildirim kayıtları işaretlenir.
- Parasal talepler için arabuluculuk süreci tamamlanır, son tutanak dosyaya konur.
- Delil olarak dayanılacak ticari defterler ve e-posta yazışmaları bütünlüğüyle hazırlanır.
- Zamanaşımı tablosu, her fatura ve edim kalemi için ayrı satır olacak şekilde çıkarılır.
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla kaleme alınmıştır. Ticari dosyalarda usul hatası esasa girilmesini engelleyebildiğinden, dava veya takip yoluna gitmeden önce sözleşmenizin bir hukukçu tarafından incelenmesinde yarar vardır.