İçeriğe geç
AC

Şirket İçi Uyuşmazlıkta Ticari Dava Şartı ve Kesin Yetki

1 Nisan 2026 Ticaret Hukuku 2 dk okuma 62 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

Ortaklar arasındaki gerilim dava aşamasına geldiğinde, TTK ve 6102 sayılı düzenlemenin kurduğu görev ve yetki mimarisi belirleyici olur. Şirket içi uyuşmazlıklarda yanlış mercie yapılan başvuru yalnızca gecikme değil, kimi taleplerde hakkın tümüyle yitirilmesi anlamına gelir. Bu rehber, dilekçe yazılmadan önce doğrulanması gereken üç eşiği ele alır.

Şirket Merkezi Yetkiyi Kilitler

Sermaye şirketlerinde organ kararlarına ve ortaklık ilişkisine dayalı pek çok davada, şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Kesin yetki hâlinde tarafların yetki sözleşmesi yapması ya da davalının itiraz etmemesi sonucu değiştirmez; mahkeme bu hususu kendiliğinden inceler. Merkezin ticaret sicilindeki güncel kaydı, dilekçe hazırlanırken teyit edilmelidir.

Hangi Talep Arabuluculuk Şartına Tabi

Ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri bakımından arabuluculuk dava şartıdır. Buna karşılık şirketler hukukuna özgü bazı talepler, para ödenmesine yönelik olmadığından bu şarta tabi değildir. Ayrımı yapmadan hareket etmenin iki tipik sonucu şudur:

  • Şart olmadığı hâlde arabuluculuğa gidilerek zaman kaybedilmesi,
  • Şart olduğu hâlde doğrudan dava açılıp usulden ret kararıyla karşılaşılması.

Karma taleplerin bulunduğu dosyalarda, para talebi içeren kalemler için ayrı bir arabuluculuk süreci işletilmesi güvenli yoldur.

Organ Kararına Karşı Dava ile Sorumluluk Davasının Ayrı Rotaları

Genel kurul kararının geçersizliğine yönelik talepler, kanunda öngörülen kısa hak düşürücü süreye tabidir ve bu süre kaçırıldığında karar taraflar bakımından bağlayıcı hâle gelir. Yönetim organı üyelerinin sorumluluğuna dayalı davalar ise farklı bir zamanaşımı rejimi ve farklı bir ispat kurgusu taşır; şirketin zararı ile ortağın doğrudan zararının ayrılması gerekir. Bu iki talebi tek dilekçede eritmek, mahkeme önünde talep sonucunun bulanıklaşmasına yol açar.

Asliye Ticaret Mahkemesinde Heyet Meselesi

Asliye ticaret mahkemelerinde bazı uyuşmazlıklar tek hâkimle, belirli nitelikteki dosyalar ise heyet hâlinde görülür. Dosyanın heyetlik olup olmadığı, dava değeri ve uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenir. Bu ayrım taraflarca yönlendirilemez; ancak talep sonucunun ve dava değerinin doğru gösterilmesi, dosyanın baştan doğru şekilde ele alınmasını sağlar.

Yanlış Kapı, Geri Dönüşü Olmayan Süre

Görevsiz mahkemede açılan dava, karar kesinleştikten sonra kanunda öngörülen süre içinde ilgili mahkemeye gönderilmek üzere başvurulmazsa açılmamış sayılır. Hak düşürücü süreye tabi taleplerde bu, davanın esasının hiç incelenmemesi demektir. Bu nedenle şirket içi uyuşmazlıklarda merci analizi, delil hazırlığından önce tamamlanmalıdır.

Yukarıdaki çerçeve genel niteliktedir. Esas sözleşme hükümleri, ortaklık yapısı ve uyuşmazlığın doğduğu organ kararı sonucu belirgin biçimde değiştirebilir; adım atmadan önce dosyanın ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla