İçeriğe geç
AC

Şirket İçi Uyuşmazlıklarda Ticari Dava Şartı: Süre Kurgusu ve Usul Riski

8 Haziran 2026 Ticaret Hukuku 2 dk okuma 92 görüntülenme Son güncelleme: 10 Ağustos 2026

Ortaklar arasındaki gerilim çoğu zaman genel kurul salonunda değil, dava dilekçesinin verildiği anda hukuki biçim kazanır. TTK kapsamındaki şirket içi uyuşmazlıklarda ise dilekçeyi vermeden önce aşılması gereken bir eşik vardır: konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerinde arabuluculuk dava şartıdır. Bu eşik atlandığında dosya esasa girilmeden usulden reddedilir ve arada işleyen süreler geri gelmez.

Hangi Talep Dava Şartına Tabi, Hangisi Değil

Ayrım, talebin niteliğine göre yapılır. Ortaklıktan çıkarma, genel kurul kararının iptali veya butlanının tespiti, özel denetçi atanması gibi eda niteliği taşımayan taleplerle; kâr payı alacağı, yönetici sorumluluğundan doğan tazminat gibi para alacakları farklı kanallardan ilerler. Aynı dilekçede her iki tür talep birlikte ileri sürülecekse, para talebi bakımından arabuluculuk şartının ayrıca yerine getirilmesi gerekir. Bu ayrımın baştan yapılmaması, dosyanın bir kısmının reddedilmesine yol açar.

Genel Kurul Kararına Karşı Dar Pencere

Genel kurul kararlarının iptali istemi, TTK'da kararın alındığı tarihten itibaren üç aylık hak düşürücü süreye bağlanmıştır. Bu süre içinde şu hususların netleştirilmesi gerekir:

  • Davacının toplantıda hazır bulunup bulunmadığı ve muhalefetini tutanağa geçirtip geçirtmediği.
  • Toplantı çağrısındaki usul eksikliklerinin belgelendirilmesi.
  • Butlan iddiasının, süreye tabi iptal iddiasından ayrı olarak değerlendirilmesi.
  • Kararın icrasının durdurulması talebinin, kayıt ve tescil işlemlerinden önce sunulması.

Delil Dosyasını Şirket Kayıtları Üzerine Kurmak

Şirket içi uyuşmazlıkların ispatı, taraf beyanlarından çok kurumsal kayıtlara dayanır. Yönetim kurulu karar defteri, pay defteri, genel kurul tutanakları, ticaret sicili ilanları ve finansal tablolar birlikte okunduğunda olayın kronolojisi kendiliğinden ortaya çıkar. Bu belgelere erişimi engellenen ortağın bilgi alma ve inceleme hakkını kullanması, dava öncesinde ayrı bir usul adımı olarak planlanmalıdır. Delillerin kaybolma ihtimali varsa delil tespiti yoluna erken başvurulması, sonradan yapılacak itirazları büyük ölçüde etkisizleştirir.

Arabuluculuk Aşamasını Verimli Kullanmak

Ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk, ortaklık ilişkisinin devam edip etmeyeceğinin test edildiği asıl aşamadır. Pay devri, kâr dağıtım politikası ve imza yetkileri gibi başlıklar aynı masada çözülebildiğinde, TTK ve TBK kapsamındaki uzun yargılama süreçlerinden kaçınılabilir. Anlaşma sağlanırsa tutanağın icra edilebilirlik bakımından açık, ölçülebilir ve tescile elverişli biçimde kaleme alınması gerekir.

Usulden Ret Riskini Azaltan Kontroller

  1. Şirketi kimin temsil edeceğinin ve husumetin doğru yöneltildiğinin denetimi.
  2. Görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunun ve yetki kuralının teyidi.
  3. Arabuluculuk son tutanağının dilekçeye eklenmesi.
  4. Talep sonucunun kalemler hâlinde ve miktar belirtilerek yazılması.

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Şirket türü, esas sözleşme hükümleri ve olayın kronolojisi sonucu değiştirebileceğinden, adım atmadan önce belgelerinizin bir hukukçu tarafından incelenmesinde yarar vardır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla