Ortaklar arasındaki uyuşmazlıklarda esasa girilmeden önce çoğu kez bir başka tartışma yaşanır: davanın hangi yer mahkemesinde ve hangi merci önünde görüleceği. 6102 sayılı TTK şirketler hukukuna ilişkin dava yollarını, TBK sözleşmesel ilişkileri düzenler. Bu rehber, yetki itirazının ne zaman ve nasıl ileri sürüleceğine ve yetki sorununun gözden kaçırılmasının doğurduğu kayıplara odaklanır.
Yetki Tartışması Nereden Doğar
Şirket içi uyuşmazlıklarda yetki, çoğunlukla üç kaynağın kesişiminde belirlenir: kanunun öngördüğü genel ve özel yetki kuralları, esas sözleşmede yer alan hükümler ve ortaklar arasında ayrıca imzalanmış pay sahipleri sözleşmesi. Bu üç metin birbiriyle uyumsuz olduğunda tartışma kaçınılmaz hale gelir. Özellikle genel kurul kararlarına ilişkin davalarda ve organ üyelerinin sorumluluğuna dayalı taleplerde, sözleşmeyle serbestçe belirlenebilen ve belirlenemeyen alanların ayrımı yapılmalıdır.
Tahkim Kaydı Varsa
Esas sözleşmede veya ortaklar sözleşmesinde tahkim şartı bulunuyorsa, uyuşmazlığın kapsamı bu şartın içine girip girmediği önce incelenmelidir. Tahkim şartının kapsamı dar yazılmışsa, bazı talepler mahkemede bazıları tahkimde görülebilir. Bu ayrım yapılmadan açılan dava, aylar sonra usulden sonuçlanabilir. Tahkim şartının geçerliliğine yönelik itirazın da zamanında ileri sürülmesi gerekir.
Yetki İtirazının Zamanı
- Dava dilekçesi tebliğ edildiğinde önce görev ve yetki incelemesi yapılır
- Yetki itirazı ilk itirazlarla birlikte, süresi içinde ve gerekçeli olarak ileri sürülür
- İtirazda yalnızca mevcut mahkemenin yetkisiz olduğu değil, yetkili mahkemenin hangisi olduğu da gösterilir
- Süresinde ileri sürülmeyen itiraz sonradan dile getirilemez
Usule Aykırı Çağrı ve Karar
- Genel kurul çağrısının usulüne uygun yapılmaması ve gündemin eksik duyurulması
- Toplantı ve karar yeter sayılarının tutanağa doğru yansıtılmaması
- Toplantıya katılma ve temsil belgelerinin usulüne uygun düzenlenmemesi
- Karara muhalefetin tutanağa geçirilmemesi
Bu eksikliklerin ileri sürülebilmesi genellikle belirli sürelere bağlıdır. Muhalefet şerhi tutanağa geçirilmediğinde, sonradan yapılacak itirazın dayanağı belirgin biçimde zayıflar.
Dosyanın Belge Düzeni
Ticaret sicili kayıtları, esas sözleşmenin tüm tadil metinleri, genel kurul ve yönetim organı kararları ile pay defteri kayıtları tarih sırasına dizilmelidir. Yetki tartışmasında şirket merkezinin sicilde görünen adresi belirleyici olabildiğinden, fiilî faaliyet merkezi ile sicil kaydı arasındaki fark baştan tespit edilmelidir.
Bu yazı genel bilgi vermek amacıyla hazırlanmıştır. Şirket türü, sözleşme hükümleri ve talebin niteliği yetkili merci bakımından farklı sonuçlar doğurabileceğinden, dava öncesinde belge incelemesine dayalı bir değerlendirme yapılması yerinde olur.