İçeriğe geç
AC

Şirket İçi Uyuşmazlıklarda Yetkili Mahkeme ve Usul Hatası Kontrolü

26 Mart 2026 Ticaret Hukuku 2 dk okuma 63 görüntülenme Son güncelleme: 16 Ağustos 2026

Ortaklar arasındaki anlaşmazlıklar, genel kurul kararlarına ilişkin itirazlar ve yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu, ticari hayatın en teknik uyuşmazlıklarındandır. 6102 sayılı TTK ve TBK çerçevesinde bakıldığında, bu dosyalarda ilk kırılma noktası çoğu zaman esas değil, yetkili ve görevli mahkemenin doğru belirlenmesidir.

Görev ve Yetkiyi Ayırmak

Ticari davalarda görevli mahkeme kural olarak asliye ticaret mahkemesidir; yetki bakımından ise şirket merkezinin bulunduğu yer belirleyicidir. Genel kurul kararlarının iptali gibi bazı uyuşmazlıklarda yetki kesin nitelik taşır ve tarafların sözleşmeyle bunu değiştirmesi mümkün olmaz. Buna karşılık ortaklar arasındaki bazı sözleşmesel ilişkilerde yetki kaydı geçerli olabilir. Dolayısıyla dava açmadan önce şu sorular cevaplanmalıdır: uyuşmazlık şirketin iç işleyişinden mi doğuyor, yoksa taraflar arasındaki ayrı bir sözleşmeden mi?

Esas Sözleşme ve Pay Sahipleri Sözleşmesi

  • Esas sözleşmede tahkim şartı bulunup bulunmadığı ilk olarak kontrol edilmelidir.
  • Pay sahipleri sözleşmesindeki uyuşmazlık çözüm maddesi, esas sözleşmedeki düzenlemeyle çelişebilir.
  • Tahkim şartı varsa, mahkemeye açılan dava usulden reddedilebilir; süre bu sırada işlemeye devam eder.
  • Ticari nitelikteki para alacaklarında dava öncesi arabuluculuk şartı ayrıca gözetilmelidir.

Genel Kurul Kararına İtirazda Zamanlama

Genel kurul kararlarının iptali talebi, kanunda öngörülen ve nispeten kısa olan bir süreye tabidir. Ayrıca iptal davası açabilmek için, toplantıda hazır bulunup olumsuz oy veren ortağın muhalefetini tutanağa geçirtmiş olması aranır. Tutanağa geçirilmeyen bir muhalefet, sonradan tanıkla ispat edilemez. Bu nedenle genel kurul günü alınacak en önemli önlem, muhalefet şerhinin gerekçesiyle birlikte tutanağa yazdırılmasıdır. Kararın butlanına ilişkin iddialar ise farklı bir rejime tabidir ve bu ayrım dilekçede net kurulmalıdır.

Sorumluluk ve Bilgi Alma Hattı

  1. Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunda kusur, zarar ve illiyet bağı ayrı ayrı ortaya konmalıdır.
  2. Şirket zararı ile pay sahibinin doğrudan zararı farklı taleplere yol açar.
  3. Bilgi alma ve inceleme hakkının genel kurulda kullanılmış olması, sonraki adımların ön şartıdır.
  4. Belirli olayların aydınlatılması için özel denetçi talebi, bilgi alma hakkının kullanılmasına bağlıdır.
  5. Ticari defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, ispat gücünü doğrudan etkiler.

Geçici Koruma İhtiyacı

Şirket malvarlığının azaltılması, pay devirlerinin yapılması veya kararın uygulanması riski varsa, ihtiyati tedbir talebi dava dilekçesiyle birlikte ve somut gerekçeyle ileri sürülmelidir. Tedbir talebi, şirketin faaliyetini fiilen durduracak genişlikte kurulduğunda ölçüsüz bulunarak reddedilebilir; talebin kapsamı riskle orantılı tutulmalıdır.

Bu değerlendirmeler genel bilgilendirme amacı taşır; şirket türü, esas sözleşme hükümleri ve pay yapısı sonucu belirgin biçimde değiştirir. Adım atmadan önce şirket belgelerinizin bir hukukçu tarafından incelenmesi yerinde olacaktır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla